İSTONBUL NET

29 Aralık 2009

Kime Şişman Denir

Kategori: diyet — Etiketler:, , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 01:22
Normal bir insanın vücut ağırlığının yüzde 20’si yağdır. Bu yağ olmalıdır, gereklidir ve sağlıklı bir durumdur. Yüzde 20’den azsa sağlıksız bir durumdur. İşte vücuttaki bu yağ dokusunun oranı yüzde 20’yi aşarsa bu kişiye şişman denilebilir.

İdeal kiloyu belirlemek için Body Mass Index yöntemini kullanabilirsiniz.

KİLO / BOYUN KARESİ

Örneğin kişi 70 kg. ve boyu 1.80 cm ise.70’i 1.80’in karesine bölerek vücut ölçüsü hesaplanır. Sonuç 21 çıkar. Kişi erkekse ideal kiloda demektir.

Bu formülde ideal ölçü kadınlarda 19-24 arası, erkeklerde ise 20-25 arasıdır.

30’a kadar olana kilolu diyoruz. 30-40 arası olana şişman diyoruz. 40’dan sonrası ise ölümcül şişman olarak değerlendirilir.

Zayıflamak İsteyenlere 7 Kural:

1-Çok karalı olacak.
2-Kendisine uygun diyeti seçecek.
3-Kendisine tartı aleti alacak. Başladığı gün tartılacak ve kilosunu yazacak.
4-Diyete başlayıp harfiyen uygulayacak.
5-Kendisine bir hareket şekli seçecek.Yürüyüş, koşu bandı gibi. Bunu aksatmadan her gün yapacak.
6-Başkalarından yardım beklemeyecek.
7-Sağlıklı beslenme hakkında bilgi edinecek.

Şişmanlığın 3 Sebebi:

1-HAREKETSİZLİK
2-YANLIŞ BESLENME
3-FAZLA YEME

Halk tarafından söylenilen (ailece şişman olma, çok kan ve serum almak, hamilelik geçirmek, kortizon ilaçları almak, hormon bozukluğu, menopoz dönemine girmek v.s. ) gibi nedenler geçici bir süre için kilo alma nedeni olsa da şişmanlığın ana nedeni hiçbir zaman olamaz.

Kaynak: www.saglikvakfi.org.tr

Hayatımızın Vazgeçilmezi Su

Kategori: diyet — Etiketler:, , , , , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 01:18
Hayatımızın Vazgeçilmezi: Su
HER GÜN 2 LİTRE SU İÇİN
İnsan vücudu her gün ciddi şekilde su kaybediyor. Özellikle sıcak günlerde ve egzersiz yapıldığında bu oran daha da artıyor. Uzmanlar, su kaybının giderilmesinin çok önemli olduğunu belirtiyor. Yaşam için gerekli olan suyun yararlarını saymakla bitiremeyen uzmanlar, insanların yeterince su içmediğini belirtiyor. Peki su içmemenin yol açtığı problemler neler? Başağrısı, sindirim sisteminde bozukluk ve nefes darlığı bunlardan birkaçı… Uzmanlar günde 2 litre, yani sekiz bardak su tüketilmesi gerektiğinin altını ısrarla çiziyorlar. Eğer egzersiz yapıyorsanız tüketmeniz gereken su miktarını arttırmalısınız…

DUŞUN GÜCÜ
Kaplıca terapisi için mutlaka bir kaplıca yerine gitmeniz de gerekmiyor. Eğer herhangi bir kalp rahatsızlığınız yoksa, çok kolay bir yöntemle kaplıca terapisinin sonuçlarını elde edebilirsiniz. Önce sıcak duşun altında birkaç dakika durmanız gerekiyor. Daha sonra 20 saniye soğuk duş alın ve tekrar sıcak suya dönün. Bunu üç kez yaparak duşunuzu soğuk suyla tamamlayın. Ancak soğuk duş alırken dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var. Bunlardan birincisi, soğuk suyu yüzünüze tam 30 saniye tutmanız, ikincisi ise duşu yüzünüzden uzak tutmaya gayret etmeniz. Bir başka dikkat etmeniz gereken nokta ise soğuk suyla vücudunuzda en az 20 saniye daireler çizerek duş almanız.

BANYO GÜZELLİĞİ
Küvette uzun süreli bir banyo, bedeni rahatlatan en önemli deneyim. Ancak bu konuda da dikkat edilmesi gereken noktalar var. Öncelikle suyun çok sıcak olmasına dikkat etmelisiniz. Aksi takdirde, enerjiniz azalır, tansiyonunuz yükselebilir. Ilık suyla yapılan bir banyo, sıcak yaz günlerinde bulunmaz bir rahatlama şekli. Bir de küvetin içine rahatlamak için banyo esanslarından kullanırsanız belki de iki kat daha rahatlayacaksınız…

SULU YİYECEKLER TÜKETİN
” Sabahları bir fincan çay ya da kahve içmek yerine, bir bardak ılık su için ve hatta suyun içine bir-iki damla limon sıkın. Unutmayın ki su her zaman kafeinden daha yararlı ve sabah içilen su vücuttaki zararlı toksinleri temizliyor.

” Su zengini meyveler tüketin; karpuz, greyfurt, üzüm, portakal ve armut gibi…

” Sebze içecekleri için. Belki çok lezzetli değil ama sağlığınız açısından eşsiz. Sebze suyunu, haşladığınız sebzelerin suyunu dökmeyerek elde edebilirsiniz…

” İşe giderken küçük bir şişe soda alın ve bunu gün içinde tüketin.

” Her kahve ve çaydan önce bir bardak su için.

” Taze meyve suyu ile sodayı yarı yarıya karıştırarak içebilirsiniz.

SABAHLARI AÇ KARNINA SU İÇİN
Prof. Dr. Mehmet Öz, “Sabahları uyandığımızda aç karnına mutlaka bir büyük bardak su içelim” dedi. Amerika`da geçen yıl `Yeni Milenyumun 10 Kalp Doktoru`ndan biri seçilen Prof. Dr. Mehmet Öz, sabahları uyandığımızda aç karnına mutlaka su içilmesi gerektiğini söyledi. Mehmet Öz, orucu suyla bozmanın çok sağlıklı olduğunu dile getirdi. Öz, “Orucu neden suyla bozduğumuzu hiç düşünmüyoruz, çünkü çok sağlıklı. Onun için sabahları uyandığımızda aç karnına mutlaka bir büyük bardak su içelim” şeklinde konuştu.

Kaynak: Prof.Dr.Mehmet Öz

Bilinçli Yemek Zayıflatıyor

Kategori: diyet — Etiketler:, , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 01:14
Eğer hangi yiyeceklerin size enerji verdiğini, sizi tok tutup metabolizmanızı hızlandırdığını, hangilerinin yağ olarak depolandığını bilirseniz işiniz daha kolaydır. İşte Dr. Osman Müftüoğlu’ndan ideal kilonuza rahat bir şekilde dönmenize yardım edecek bazı notlar:

Diyet yaparken sizi daha uzun süre tok tutacak yiyeceklere öncelik verin: Sebzeler, meyveler, kuru bakliyat grubu (fasulye, nohut, mercimek) ve tahıllar.

Yemeğe salata ya da yağsız çorba ile başlayın. Öğüne böyle başlamak size daha az yedirecektir. Deneyin! Salataları yağsız, salata sosu, mayonez, veya mısır ilave etmeden tüketin. Sebze çorbaları (özellikle lahana) başlangıç için favoriniz olabilir.

Ağır ağır, lokmaları iyice çiğneyerek yemek yiyin. Beyninize tokluk sinyallerinin ulaşmasına zaman tanıyın. Küçük lokmaları uzun uzun çiğneyin. Zaman zaman dinlenin, masadakilerle sohbet edin. Midenizdeki tokluk sinyallerinin beyninize ulaşmasının yarım saate yakın bir zaman alabileceğini unutmayın.

Yağsız diyetle beslenenlerde ortalama 6 aylık bir süreden sonra yağ tadına karşı olumsuz tat duygularının geliştiğini gösteren bulgular var. Yağı azaltılmış besinleri uzun süre deneyin, yağa direnin.

Şeker ve yağ tuzağına düşmeyin!

Şeker ve yağı birlikte tüketmeyin. Özellikle şeker yediğinizde yağa dikkat edin. Yağ ve şeker birlikte alındığında iştah açıcıdır. Kan şekerinizi daha hızlı yükseltir ve iştahınızı ateşlerseniz. Canınız şeker istediğinde unlu tatlılar, çikolata veya hazır yağlı şekerlemeler, kurabiyeler, gofretler yerine meyve yiyin.

Eğer üç öğün yemek yerine ara öğünler (kuşluk, ikindi, yatsı) alırsanız, iştahınızı daha iyi kontrol eder ve aşırı yemeyi önlersiniz. Öğün atlamayın. Mutlaka kahvaltı yapın. Atıştırmaları (çikolatalar, barlar, cipsler, kuruyemişler) önlemek istiyorsanız ara öğünlerde 100 kalori civarında sebze ve meyve yemeyi deneyin.

Bol bol ve sık sık su içmek iştahınızı azaltmanın en kolay yoludur. Gün boyunca ve her defasında yarım bardak olmak üzere belirli aralıklarla 8-10 bardak su tüketin. Sadece farkına varılmayan susuzluk hissinin bile gereksiz atıştırmalarınızın sebebi olabileceğini unutmayın. Gün boyunca su içmek sizi tok tutacaktır. Su yerine kahve, çay ve kolalı içecekler gibi kafein zengini içeceklere yönelmeyin. Kafeinin böbrekler yoluyla su atılımını teşvik eden bir idrar söktürücü olduğunu unutmayın.

Yağ kalorilerinizi sınırlayın. Protein ve karbonhidrat kalorilerini yağ kalorilerine tercih edin. Vücudunuzun karbonhidratları enerji ihtiyacı için hemen yakarken, kalori bakımından daha yüksek olan yağları çok daha yavaş yaktığını ve çoğu kez depoladığını unutmayın. Tam yağlı süt, yoğurt, peynir ve ayran, yağlı tatlılar, kremalar ve mayonez ilk terkedilecek besinler olmalıdır.

Kaynak: Prof.Dr.Osman Müftüoğlu

12 Aralık 2009

Diyetin uzun vadeli olmasının önemi

Kategori: diyet — Etiketler:, , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 00:02
Diyetin uzun vadeli olmasının önemi
“Kilo vermeyi amaçlarken kısa vadeli mi yoksa uzun vadeli mi plan yaparsınız?”

Çoğumuz bu soruya “tabii ki uzun vadeli” yanıtını veririz. Halbuki düşünecek olursak, bir ay rejim yaparak 5-6 kilo vermeyi amaçladığımız, veya bir düğüne gideceğimiz için üç hafta aç kalmayı planladığımız çok olmuştur. Ne yazık ki, bu kadar kısa sürede verilmiş olan kiloları genellikle kısa sürede geri almaya başlarız. Diğer bir deyişle, kısa süre içerisinde çok kilo verdiren rejimlerin, uzun vadede başarı oranları oldukça düşüktür. Amerika’da, kısa vadeli rejimler ile kilo veren her yüz kişiden yaklaşık 95’i, bir yıl içerisinde vermiş oldukları kiloları yeniden geri almaktadır.(28) Böylece kilo sorunu gündemden inmediği için de, piyasaya sürekli kolay başarı vaatlerinde bulunan yeni yeni rejimler çıkmaktadır.

Çoğumuzun yakın çevresinde sürekli rejimde bulunan kişiler bulunur. Bu kişiler her sohbette kilolarından, uygulamakta oldukları rejimin başarısı veya başarısızlığından ayrıntılı bir şekilde söz etmekten kendilerini alamazlar. Bu tipoloji yakından tanıdığınız birisini anımsatıyor mu? Peki, sizin de kilonuz sık sık değişime uğruyor mu? Vermiş olduğunuz kiloları, rejimden sonra geri almaya başladığınız hiç olmuş mudur? Yanıtınızın “evet” olması çok doğal. Herhalde binlerce kişi bu sorunla boğuşuyor.

Amerika’da bilim adamları ve araştırmacılar, on binlerce kişi tarafından uygulanmakta olan çeşitli rejimlerin başarısızlıkla sonuçlanmasındaki nedenleri araştırdıklarında görülmüştür ki bu rejimlerin ortak yönü, kısa vadede çok kilo verdireceklerini vaat etmeleridir. Bir doktor, bazı hastaların günde 700 kalori aldıkları halde çok zor kilo verdiklerini gözlemiş; bunun üzerine kilo vermeye çalışan bazı hastaların diğerlerine oranla neden daha zor kilo verdiklerini araştırmaya başladığında, sık sık rejim yapıp kilo veren hastaların her yeni rejime girdiklerinde, vücutlarının direndiğini, dolayısıyla önceki rejimlere oranla daha yavaş kilo verdiklerini saptamıştır.

Bilim adamları bu verileri göz önünde bulundurarak, birbirini izleyen kilo alıp verme dönemlerinde vücudun tepkisini anlamak için laboratuar hayvanları üzerinde deney yapmışlardır. Deney hayvanlarına, önce bol yağlı besinler vererek kilo almalarını sağlamış; sonra eski kilolarına indirmişler; aynı işlemler ikinci kez tekrarlanmış. Amaç birbirini izleyen kilo alıp-verme dönemlerinde vücudun tepkisini ölçmek. Elde edilen sonuçlar oldukça ilgin. Kobaylar ilk kez rejime sokulduklarında, 21 gün içerisinde kilo vermişler; ikinci kez kilo aldıktan sonra ise, yeniden rejime başlatıldıklarında, aynı miktarda yedikleri halde, aynı kiloyu geri vermeleri tam 46 gün sürmüş. Kilo verme çabaları %100 zorlaşmış çünkü metabolizmanın çalışma hızının yavaşladığı görülmüş. Diğer bir deyişle, kilo alma ikinci kez de daha kolaylaşmış; ilk rejim sonrasında 45 gün içerisinde almış oldukları kiloyu ikinci rejim sonrasında sadece 14 gün içerisinde almışlar.(29)

Sık sık kilo alıp-veren bir kişinin vücudu kilo vermeye karşı direnmektedir. Vücut rejimle ilk kez karşı karşıya kaldığında, hazırlıksız yakalanmış oluyor ve metabolizma yavaşlayana kadar kilo kaybı çok hızlı gerçekleşiyor. Zamanla vücudumuzun metabolizması yavaşlamakta ve yağ depolayıcı enzimler neredeyse iki katına çıkabilmektedir. Böylece daha az yememize karşın hem daha zor kalori yakmaya, hem de daha çok yağ depolamaya başlarız.

Peki sık sık rejime giren bir kişinin metabolizması neden yavaşlar? Rejim yaparken bünye “açlık”tan dolayı düşük kalori aldığımızı sanır. Rejim sona erdiğinde eski yeme alışkanlıklarımıza dönecek olsak dahi,vücudumuz beklenmedik bir açlık döneminden bizi koruyabilmek amacıyla metabolizmasını yavaşlatır ve almış olduğumuz bütün kalorilerin değerlendirilmesine özen göstererek olası bir açlığa karşı önlem almaya başlar.Tabii bunu da, yediklerimizi eskisine oranla daha az kullanarak ve bol bol yağ depolayarak gerçekleştirir.
Kısacası düzensiz yapılan her rejimin sonucunda, daha yavaş bir metabolizma ve daha çok yağ depolanmış bir vücut elde etmiş oluruz.

Metabolizmanın kilo vermedeki rolünü saptamak amacı ile MAYO Kliniği ve George Washington Tıp Merkezi’nde çok sayıda hasta incelenmiştir. Hastalar arasında, “kronik” rejim yapanlar bulunmaktadır. Söz konusu kişiler, günde en fazla 800 kalori alarak beslendikleri halde pek başarılı sonuçlar elde edememişlerdir.(30) Demek ki, sık sık rejim yapan kişiler, minimum kalori alıyor olsalar bile, kilo vermekte zorlanmaktadırlar. Araştırma sonucu şöyle bir değerlendirme ortaya çıkmıştır:

Hastalar, kilo verebilmek için mümkün olduğunca az kalori almaları gerektiğine inanıyorlardı; halbuki, metabolizmalarının normal dengesine dönebilmesi için almakta oldukları kalori miktarını yükseltmeleri gerekmekteydi. Tabii bu, “bol bol yeselerdi kilo verirlerdi” diye yorumlanmalıdır! Bilimsel çevreler, rejim yaparken günde 1000-1200 kalorinin altına düşülmemesini önermektedirler.
Çok düşük kalorili rejimlerin başlangıçta yol açtıkları diğer bir durumda su kaybıdır. Rejimin başlangıcında çok hızlı kilo verebiliriz. Ancak, bu kilo kaybının büyük çoğunluğu su kaybından kaynaklanır. Böbrekler vücudun su kaybettiğini fark edince, belki de kendilerini garantiye almak amacıyla, suyu tutmaya başlarlar. Hızla kilo kaybetme olayı durur ve hatta bazı durumlarda vücutta gereğinden fazla su tutulabileceği için biraz kilo bile anılabilir. Biz de bu arada rejimin başarısızlığına inanıp ümitsizliğe kapılabiliriz.

Kaynak: www.saglikvakfi.org.tr

11 Aralık 2009

Açlık rejimleri

Kategori: diyet — Etiketler:, , , , , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 23:51

Açlık rejimleri
İnsanoğlunun kilo almasını açıklayan sade bir denklem vardır. Bu denkleme göre, alınan kalori miktarı harcanan kalori miktarından fazla olduğunda, kilo alma olasılığımız artmaktadır. Demek ki, kilo almak istemiyorsak, girdi ile çıktıyı dengelemeye çalışmalıyız. Ne kadar spor yapıyorsak ve hareketliysek, harcanan kalori, yani çıktı, o denli artar. Kalori girdisi ise yediklerimiz ve içtiklerimizle elde edilmelidir. O halde, en mantıklı kalori girdisini en düşük düzeyde tutmak değil midir?

Tanrı’ya şükür ki hayır. “Başarılı sonuç elde etmek özveri gerektirir; dolayısıyla, ince olmak için bütün gün aç kalmak şarttır.” Diye düşünenler büyük bir olasılıkla yanılıyorlar.
Bütün gün neredeyse hiçbir şey yemeyip, akşamları da sadece sebze, meyve yiyerek rejim yaptıysanız, herhalde ilk ay çok kilo vermişinizdir. Bu hızlı kilo verme dönemi ne yazık ki kısa bir süre içerisinde sona erebilir.

Bu durumu, hızlı bir yokuşu koşarak indikten sonra uçsuz bucaksız bir düzlüğe varmaya benzetebiliriz. Diyelim ki, düzlüğün sonunda yeni bir yokuş inip, deniz kenarına ulaşacaksınız. Ancak düzlük yürü yürü bitmez. İkinci yokuşa varmak için epey zorlanırsınız. Bu çabanızın sonucunda stres, yorgunluk ve ümitsizlik baş göstermeye başlar veya tam tersi, uğraşmaya değmez diye düşünüp geri dönebilirsiniz. Açlık rejimini buna benzetebiliriz.

Bu tür rejimleri üzerinde incelemeler yapmış olan bir araştırmacının varmış olduğu sonuca göre, ilk ay yüksek miktarda kilo verildiği halde, rejime devam ettikçe kilo kaybı çok yavaşlar. Bu sonuç da rejimi uygulamakta olan kişilerde stres, çaresizlik ve düş kırıklığı yaratmaktadır. “Hiçbir şey yemediğim halde kilo veremiyorsam, başka nasıl verebilirim ki” gibi düşünceler kişiyi yıpratmaya başlar. Bu tür bir rejime uzun süre sadık kalınmışsa, rejim yapan kişinin, kilo vermiş olmasına rağmen tombul, sarkık ve biçimsiz görünme olasılığı yüksektir. Uzun vadeli ve spor eşliğinde yapılan bir rejimin sağladığı dış görünüşü “açlık rejimi” ile kısa vadede elde etmek olanaklı değildir.” 

Aslında, bu tür açlık rejimlerinin sağlık üzerindeki etkileri de hiç iç açıcı değildir. Birçok doktor, uzun süre aç kalarak yaşamanın zararlarına dikkat çekerek, bu tür rejim yapmak isteyen kişileri uyarmışlardır. Bu konuda yapılan çalışmalara göre, açlık rejimleri sırasında kalp atışları yavaşlamakta ve metabolizma altüst olmaktadır. Bilinçsizce yapılan açlık rejimlerinde, kilo verilirken sadece yağ değil, aynı zamanda kalp, böbrek, cilt ve kaslarda bulunan proteinlerden de kaybedilmektedir. Kas gücü de azalmaktadır. Böylece bünye tam bir kısırdöngü içine girmektedir. Sağlığın bozulması riski yetmiyormuş gibi, yeterli enerji kalmadığından hareketler de yavaşlayacağı için normalden daha az kalori yakılması söz konusudur. Daha az kalori yakmak ise kilo kaybetmeyi zorlaştıran başlıca etkenlerden birisi olduğuna göre, rejim, istenilenin tam tersi sonuç vermiş olacaktır.

Metabolizma değiştiren rejimler

Kategori: diyet — Etiketler:, , , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 23:43

Metabolizma değiştiren rejimler
Belli yiyecekler bir arda yenildiği için bu tür rejimlerin metabolizmayı hızlandırdığı savunulmaktadır. İki tür yiyecek birlikte tüketildiklerinde yağları eritici veya metabolizmayı hızlandırıcı özellik taşıdığına dair bir bilimsel kanıt yoktur. Greyfurt rejimleri de aynı mantık çerçevesinde değerlendirilebilir. Bu rejimlere göre, her öğünden önce yarım greyfurt yenilecek olursa vücuttaki yağlar erimektedir. Belki de bu tez, greyfurtun içerisindeki asitlerin yağları yaktığı inancına dayanıyordur. Oysa greyfurt düşük kalorili ve bol vitaminli bir meyve olduğu için önerilmelidir. Kısacası, vücut yağlarını eriteceği tezi bilimsel verilere dayandırılamaz.

Yüksek protein-düşük karbonhidrat diyeti

Kategori: diyet — Etiketler:, , , , , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 23:40

Yüksek protein-düşük karbonhidrat diyeti
Yüksek proteinli ve düşük karbonhidratlı besinleri yiyerek rejim yapan kişilerin sayısı oldukça fazladır. Türkiye de dahil olmak üzere, pek çok ülkede, kendilerine hızlı sonuç verebilecek bir rejim arayan kişilerin kahramanı, yıllar boyunca “Scarsdale” idi.(31) Bu rejimde, her sabah yarım greyfurt; öğlen ve akşam yemeklerinde ise istenilen miktarda yağsız et, tavuk, balık ile birlikte bir veya iki çeşit sebze vardır. Meyveye yalnızca bazı öğünlerde izin verilmektedir. Sebze ve meyve dışındaki karbonhidratlar tümüyle yasaklanmıştır. Bu rejimi uygulamakta olan kişiler gayet hızlı kilo verebiliyorlardı. Ancak, sorun rejim sona erdikten sonra başlıyordu. Peki kişi kendi yeme alışkanlıklarına dönünce ne oluyordu? Vermiş olduğu kiloları geri alma olasılığı yüksek miydi?

Bilimsel kanı, haftada 1-1.5 kilodan fazla kilo verildiği taktirde, kilo kaybının çok uzun vadeli olmayacağıdır. Daha önce de belirttiğimiz gibi, vücuttan atmakta olduğumuz fazlalıkların yağ yerine su olma olasılığı oldukça yüksektir. Yüksek protein rejimlerinde, özellikle ilk etapta, verilen kilonun büyük çoğunluğunun su olduğunu kanıtlamak isteyen bir doktor, karşılaştırmalı bir araştırma yapmıştır. Yüksek protein/düşük karbonhidrat rejimini uygulayan bir grup insana günde 1500 kalori verilmiştir.Aynı Yiyeceklerden miktar olarak biraz fazla verilen ikinci gruptaki kişilerin hepsi aynı miktarda kilo kaybetmişlerdir. Bir grubun, diğerinden 500 kalori daha fazla aldığı halde aynı miktarda kilo vermiş olması oldukça ilginçtir. Bu sonuç, aynı oranda su ve tuz kaybettiklerinin belirtisidir. Ancak, aşırı su kaybı zamanla azalacağı için, 1500 kalori alan kişiler uzun vadede daha fazla kilo vereceklerdir.(32)

Protein rejimleri uzun süre yapıldığı taktirde, yağ kaybı ile birlikte kas da kaybederiz. Birçok uzmana göre, kilo verme olayı yemeğin cinsinden dolayı değil, çok az kalori alındığı için gerçekleşir.

Protein rejimleri bol miktarda hayvan etine dayandıkları için kandaki kolesterol miktarını da artırmaktadır. Ayrıca, protein oranı yüksek olup da karbonhidrat oranı düşük olan bir diyette, fazla proteini sistemden atmaya çalışan böbrekler üzerine fazla yük bindiği gibi, vücutta, keton adı verilen maddeler de ortaya çıkabilmektedir.

Karbonhidratlı yiyecekleri tümüyle kesmek, veya sadece sebzeye indirgemek, bazı insanlarda kan şekerinin tehlikeli boyutlara düşmesine, bu da kişinin zihinsel yeteneklerinde bir yavaşlamaya, huzursuzluk ve yorgunluğa yol açabilir

29 Ekim 2009

şişmanlık obezite kilo problemi zayıflama

Kategori: Zayıflama, diyet — Etiketler:, , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 15:41

Gunumuzde en buyuk sağlık problemlerinin başında obeziteşişmanlik gelmekte. Insanlar bu sorunlarını halledebilmek icin bir cok alternatiften yararlaniyor. Gunumuzde fazla kilosu bulunan kisi sayisi yuzde kirklara yaklasmis durumda.

Şişmanlık insanlari hem sağlık hem de psikolojik olarak etkilemekte. Kilo fazlasi ayrica goruntu olarakta bizleri mutlu etmemekte. Şişmanlık sonucunda vucudu ile küsen kisiler hem gorunuslerinden sikayetci olmakta hem de zayıflamak adina rejimlere baslayip basarisiz olduklarinda vucutlari daha fazla deforme olmakta.

Kilolu olmak sağlık olarak insani gercekten olumsuz etkilemekte. Ilk akla gelen sorunlari kalp, tansiyon, seker, kolestrol olarak siralayabiliriz. Unutmamamiz gereken sismanligin gercekten onemli ve buyuk bir tehlike oldugudur.

Iste bu yuzden zayıflama uzerine bir cok urun uretilmis ve uretilmektedir. Hepsinin ortak dusuncesi kilo verdirmek olsada her urunde ayni etkiyi bulmak kesinlikle soz konusu degildir.

27 Ekim 2009

Siyah üzüm çekirdeği yeşil çay ekstresi kalıcı doğal bitkisel zayıflama

Yıllardır verip verip tekrar alınan kilolardan kurtulma umudu iki Türk doktorun elinde mi? İki çılgın Türk doktor buldu, Sağlık Bakanlığı’na da onaylattı…

Yeşil çay ve kafeinle metabolizmayı hızlandırıp yağları parçalayarak ayda 3 kilogram; siyah üzüm ve kromla da iştahı baskılayıp yağ emilimini azaltarak 2 kilogram vermek mümkün…                  

Kilo problemi olanlar, ailesinde kalp-damar hastalığı bulunanlar, kan lipitleri yüksek olanlar, kan şekeri düzensizlikleri olanlar, hızlı kilo alanlar, 3 beyaz (tuz, şeker, un) kısıtlaması önerilenler, sigara içenler, yeterli egzersiz (spor) yapmayan ya da yapamayanlar… Hayallerimiz yoksa gerçeğe mi dönüşüyor. Yıllardır verip verip tekrar alınan kilolardan tümüyle kurtulma şansımız mı doğuyor?       

İki çılgın Türk doktor kafa kafaya verdi, dünyayı saran obezite çılgınlığına son verebilecek ilacı buldu. Dr. Özgür Göknel ile Dr. Altuğ Barut’un kurduğu Mikro-Gen firmasında yürütülen çalışmalar sonuç verdi. ABD, Fransa, Almanya gibi birçok ülkede üniversitelerde yürütülen klinik araştırmalara göre yeşil çay ve kafeinden oluşan bitkisel karışım 3 aylık kullanım sonucunda aylık 3.2 kilogram, 3 ayın sonunda da toplamda yaklaşık 8.5 kilogram verilmesine yardımcı oluyor. 40 yaş üstü kadın ve erkeklere Fransızlardan ilham alarak siyah üzüm ve kromdan oluşan farklı bir bitkisel karışım daha ürettiklerini de belirten Dr. Göknel, bu ürünün de ayda ortalama 2 kilo vermeye yardımcı olduğunu söyledi. Dr. Göknel, “Dünyada bitkilerle yapılmış tüm çalışmaları, bulunan molekülleri inceledik. Metabolizmayı hızlandırarak yağları parçalama prensibiyle formüle edilen yeşil çay ve kafeinden oluşan ürünün yanı sıra siyah üzüm ve kromu da bir araya getirdikleri iştahı baskılayan bir ürün daha piyasaya çıkarmaya karar verdik” diye konuştu.

SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN ONAYLI                                     

Ülkemizde zayıflatma vaat eden bitkisel destek ürünlerinin Tarım Bakanlığı onaylı olduğunu, kendilerinin 4 yıl beklemek pahasına Sağlık
Bakanlığı ruhsatı beklediklerine dikkat çeken Dr. Göknel, şunları söyledi:        
 
                                             
Tarım Bakanlığı izniyle Gıda takviyesi adı üzerinde vücudun ihtiyacına yönelik, pozitif etki yapabilecek ürünler Tarım Bakanlığı’ndan izinle satılır. Örneğin kilo aldırıcı ürünler, balık yağı içerenler, vitaminler gıda takviyesidir. Ancak zayıflatmaya yardımcı ürünler vücuda bir şey aldırmaz, kaybettir. Vücudun doku kaybetmesi anlamına gelir. Onların da yeri Sağlık Bakanlığı’dır. Bu ürünler ara ürün ya da OTC diye de ifade edilir. Yan etkileri çok düşük, sıfıra yakın olduğu takdirde Sağlık Bakanlığı buna serbest satış hakkı verir. Yoksa reçeteye tabii olması gerekir. İşte bizim ürünümüzün en büyük farkı budur. Biz ruhsatımızı bizzat Sağlık Bakanlığı’ndan alarak ürünümüzü piyasaya sunduk.”

YAĞ KALKANINI KALDIRIYOR                                                               

Sıkı bir diyete girildiğinde bir süre sonra vücudun kendini kilo vermeye kapattığını da ifade eden Dr. Göknel yeşil çay ve kafein ile formüle edilen ürünün işte bu noktada işe yaradığını ifade etti. Dr. Göknel,Sağlıklı bir diyet ve egzersizle bu kilo veriş yağdan da olsa vücut kendisini bir süre sonra kısıtlamaya sokar. Bu noktada metabolizmayı hızlandıracak bir şeyler kullanmak gerekiyor. İşte bu ürün bunu hedefliyor. Kanada, ABD, Fransa, Almanya gibi birçok ülkenin üniversitelerinde yapılan klinik araştırmalara göre bu ürün 3 aylık kullanım sonucu günde fazladan 280-390 kalori kaybına sebep oluyor” diye konuştu.

İNSÜLİN DİRENCİNİ AZALTIR

Dr. Göknel, bilim adamlarının Fransızlar’ın çok yağlı ve ağır yemeklere rağmen kilo vermemelerinin sebebinin siyah üzüm çekirdeğinde bulunan proantosiyanidinler olduğunu belirlediklerini, kendisinin de formülü oluştururken bu araştırmalardan faydalandığını belirtti. Sigara içen, insülin direnci olanların rahatlıkla bu ürünü kullanarak kilo vereceğini belirten Dr. Göknel, Kan şekerini düzenler. Kan yağlarını düşürür. Kalp ve damar sağlığını korur. Metabolik sendrom tedavisine yardımcı olur” dedi.

İngiltere’yi 2012 olimpiyatlarına hazırlayacaklar

Mikro-Gen firmasından Dr. Altuğ Barut da zayıflatma çabalarının sadece Türkiye ile değil, dünyayla ilgili olduğunu belirtti. Dr. Barut, İngiltere’yi ilk adım olarak gördüklerini belirterek, “2012 olimpiyatları öncesinde ülke çapında bir zayıflatma kampanyası başlattılar. Biz de İngiltere’de gerekli başvurularımızı yaptık. Bu ülkede de ürünlerimizi satmayı planlıyoruz” diye konuştu.

KLİNİK ARAŞTIRMALARIN YAPILDIĞI ÜNİVERSİTELER

 1- Cenevre Üniversitesi Tıp Fakültesi (İsviçre)
2- Illinois Üniversitesi Chicago (ABD)
3- Ulusal Sağlık ve Medikal Araştırmalar Enstitüsü (Marsilya, Fransa)
4- Laval Üniversitesi (Kanada)
5- Alman Beslenme Enstitüsü (Almanya)
6- Charite Ünivesite Hastanesi (Almanya)
7- Khon Kaen Üniversitesi Tıp Fakültesi (Tayland)
 
5 soruda siyah üzüm ve krom kardeşliği

1- Nasıl kullanılıyor?
Zayıflama tabletlerini, yoğun yediğiniz iki öğünden yarım saat önce birer kapsül olarak almalısınız.

2- Kaç kilo verilebilir?
Test aşamasında 1 ayda 2 – 5 kilo arasında sonuçlar aldık. 2 kilodan az, 5 kilodan fazla veren olmadı. 1 ayda 5 kilo üst sınırdır ve herkeste bunu beklemek hata olur.

3- Hapı kullandığım sürece diyet yapmam gerekiyor mu?

Kullanırken zaten iştahınızı kesiyor ve bol su içiriyor. Ürünü kullanırken doğal diyet yapmanıza yardımcı olur.

4- Yorgunluk ve açlık anlarında tansiyon düşmesi yaşayanlar bu hapı kullanırken bir problem yaşar mı?

Açlığa dayalı bir tansiyon düşüklüğü yaşanmıyor. Doz aşımında tansiyon ile ilgili problem olabilir. Sabah 1, akşam 1 şeklinde tedbiren kullanabilirsiniz.

5- Ürünü kullanmaya başladıktan ne kadar süre sonra kilo vermeye, iştah baskılanmaya başlanıyor?

Ürün piyasadaki bazı zayıflama ilaçları gibi ilk kutuda hizlı bir fiziksel değişikliğe ve kilo kaybına yol açmamaktadır. Çekinmeden 3-4 ay kullanılabilir. 2. veya 3. kutuda etkisini hissedip memnun kalacaksınız.
 
5 soruda yeşil çay ve kafein kardeşliği

1- Nasıl kullanılır?
zayıflama tabletinin önerilen kullanım şekli, düşük kalorili bir diyetle birlikte, yemeklerden önce, günde 3 defa bir (3×1) tablet ya da sabah ve öğle 2 (2×2) tablet olacak şekildedir.
2- Hapı kullanırken diyet yapmak gerekir mi?
Ürün hafif bir diyetle birlikte, kullanılmaya başlanan ilk haftadan itibaren değişimi gözlenebilecek etkili bir zayıflatma tabletidir.
3- Yan etkisi var mı?
Sağlık Bakanlığından onaylı, etkisi klinik araştırmalarla kanıtlanmıştır. Ciddi bir yan etkisi olmadığı için reçetesiz kullanılabilir. Yine de hamileler, emziren kadınlar ve 12 yaş altındaki çocuklar ile kalp hastaları tarafından kullanılmamalıdır.
4- Ne kadar kullanılmalı?
Zayıflama tabletini hedeflediğinz, ideal kilonuza ulaşana kadar, kullanım süresi kısıtlaması olmadan güvenle kullanabilirsiniz.
5- Zayıflatırken tiroidlerin çalıştırılması ya da sık tuvalete çıkarma gibi etkiler görülür mü?
Hayır. Sadece yağ yakımını hızlandırır. Karın bölgesi, bel çevresi ve basen yağlanmasının azalmasını sizi zorlamadan sağlar.

Hürriyet.com/Sağlık

18 Ağustos 2009

Basen bölgesini inceltmek için diyet

Kategori: diyet — Etiketler:, , , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 21:22
Kalçalarınızın genişliğinden şikayet mi ediyorsunuz? Müjde; pek çok kadının başlıca derdi olan kalça problemini ortadan kaldıran şok diyeti açıklıyoruz… Uygulayacağınız 6 haftalık diyetle kalça ve basen bölgelerinizdeki fazla yağlardan kurtulabilirsiniz. Amerikalı ünlülerin denediği bu diyetle sadece vitrinden izlemekle yetindiğiniz dar pantolonları üzerinizde rahatlıkla taşıyabilirsiniz. Tabii rakiplerinizi kıskandırıp, partnerinizi büyülemek de cabası…

Diyetin amacı Hareketsizlik ve yanlış beslenme sonucu vücudun alt tarafında toplanan yağlardan kurtulmak için çok özel bir diyete ihtiyaç var. Uygulayacağınız diyet her yerde kolayca bulup tüketeceğiniz gıdalardan oluşuyor. En önemlisi de oldukça ekonomik oluşu.

Diyetin birinci dereceden etkilediği bölüm kalça ve basen ardından da bacaklar geliyor. Özellikle binici pantolonu olarak adlandırılan kalça ve diz kapağı bölgesinde fazla kilo problemi olan kişiler tam 6 hafta içinde etkili çözüme kavuşabiliyorlar. Diyet kayısı ve badem müslini olarak tanımlanıyor. Müslinin hazırlanışı Hazırlayacağınız müslinin tadı oldukça leziz. İçeriğinde badem ve kurutulmuş meyvalar ve tahıllar kadar pek çok vücudunuza faydalı gıdalar bulunuyor. Ancak hepsi bir araya getirildiğinde kalça bölgenizdeki yağları hızla eritip, sizi forma sokuyor.

Hazırlanışına gelince… 2 fincan yulaf tanesi, 2 fincan kırılmış fındık, 1 fincan buğday, 1 fincan çekirdeksiz kuru üzüm, 1 fincan ayçiçek tohumu, 1 fincan badem, 1 fincan ince kıyılmış kuru kayısı Malzemeleri karıştırıp, blender`dan geçirin. Hazırladığınız karışımı tam 12 porsiyon olacak şekilde eşit parçalara ayırın. Her porsiyonda karışımı bir bardak diyet soğuk süt ilave ederek tüketeceksiniz. Tabii üzerine yarım dilim muz da ekleyebilirsiniz.

Kahvaltı: Bir porsiyon hazırladığınız müsli, bir fincan süt ve dilimlenmiş yarım dilim muz Saat 11.00: Bir elma

Öğle: Bir porsiyon müsli ve yarım muz Öğleden sonra: Bir avuç kuru üzüm

Ana öğün: Meyveyle birlikte temel gıdalar

Yatmadan önce: Bir portakal Meyveler: Elma, kayısı, iki kurutulmuş erik, bir mango

Günlük programınızda ana öğünler

Pazartesi: Bir parça tavuk kanat ya da göğüs ızgara, yeşil salata ve bir meyve

Salı: İki yumurtalı omlet, domates ve rendelenmiş havuçla tüketilecek.

Çarşamba: Bir çay fincanı büyüklüğünde yer tutan spagetti. Bir meyve.

Perşembe: İnce dilimlenmiş bir tavuk göğsü. Haşlanmış havuçla servis yapılacak. Dilerseniz yanına haşlanmış brokoli de alabilirsiniz. Bir meyve.

Cuma: Ton balıklı yeşil salata. Bir adet katı pişmiş yumurta. Bir meyve.

Cumartesi: Bir parça hindi göğsü, mısırla karışık yeşil salata. Bir meyve. Pazar: 3 dilim rosto edilmiş biftek, havuçlu brokoli salatası ve iki adet haşlanmış patates. Bir meyve.

Eski Yazılar »

WordPress'in desteğiyle.