İSTONBUL NET

12 Ekim 2009

Sigarayı bırakma ve obezite

Kategori: istonbul — Etiketler:, , , , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 21:35

Farmakognozi ve Fitoterapi Derneği üyesi Dr. Özgür Göknel, sigarayı bırakanların kilo almalarının önüne geçilmesi gerektiği uyarısında bulunarak, ”Sigarayı bırakma kampanyasında obeziteye karşı önlem alınmazsa daha büyük bir ekonomik yük ortaya çıkabilir” dedi.

Göknel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Amerika ve Çin’de yapılan araştırmaların, sigara kullanımı azaldıkça yeterli önlem alınmadığı takdirde obezitenin gittikçe arttığını ortaya koyduğunu belirtti.

Bunun sonucunda da ekonomide beklenen sağlık giderinin azalmasının sağlanamadığını ifade eden Göknel, ”Çünkü obezite ve obeziteye bağlı hastalıkların ekonomiye getirdiği yükün, sigaranın getirdiklerinden çok daha ağır olmaya başlayacağı görüldü. Bunun için Türkiye’de sigarayı bırakma kampanyası ile birlikte obezite için de önlem alınmalı” dedi.

Göknel, ”Sigara kullanımında azalma, kilo alımı ile birlikte obezite ve obeziteyle ilişkili hastalıklara yakalanma riskini artırmaktadır. Bu da sigara kullanımının azalmasıyla ortaya çıkması beklenen sağlık ekonomisindeki yükün hafiflemesinin önüne geçebilir. Bu sebeple sigarayı bırakanların kilo almalarının önüne geçilmeli ve toplum kilo alımına karşı daimi olarak uyarılmalıdır” diye konuştu.

-ABD VE ÇİN’DEKİ KAMPANYALAR-

Göknel, yol açtığı sağlık problemleri nedeniyle ”şişmanlık” ve ”obezitenin” çağın en önemli hastalığı olarak adlandırılmasına yol açtığını belirtti.

ABD’de son 25 yıl içinde obezitenin yüzde 100 arttığını, sigaranın yol açtığı hastalıkların maliyetinin, obezitenin yol açtığı hastalıkların maliyetinin gerisinde kaldığını anlatan Göknel, ”Yani gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sigara kullanımının azaltılması obezitenin artmasına yol açmakta, bu da obezite ve obezite kaynaklı hastalıklara yüksek harcama yapılması sonucunu doğurmaktadır” dedi.

Göknel, ABD’de 1964 yılında sigaranın yol açtığı zararların tanımlanmasından sonra sigaranın bıraktırılması amaçlı vergi artışlarının, sigara kullanımının azalmasını sağlayabildiğini dile getirdi.

Sigara kullanımı ile obezitenin ters ilişkide olduğunun saptandığını belirten Göknel, şunları kaydetti:

”Amerikan toplumu, kilo verme programlarına yılda yaklaşık 30 milyar dolar harcamaktadır. Bu veriler obezitenin ekonomik yönünün ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Günümüzde pek çok ekonomist, obeziteye yol açan faktörleri çok yakından takip etmekte ve araştırmaktadır.”

Göknel, sigara kullanımının azalması ile kilo artışındaki paralelliğin dünyanın en büyük sigara üreticisi ve tüketicisi Çin’de de geçerli olduğunu belirtti.

Türkiye gibi Çin’de de tütün karşıtı kampanyaların büyük bir hızla devam ettiğini kaydeden Göknel, bununla birlikte Çin’de yetişkinlerde obezite ve aşırı kilo alımının gün geçtikçe arttığını kaydetti.

Göknel, Çin’de, hem obezitenin, hem de saç dökülmesi gibi kozmetik sorunların ortaya çıkışında, sigara kullanım alışkanlıklarının çok önemli yer tuttuğunu anlattı.

-”TOPLUM SİGARA VE KİLO KONUSUNDA BİLİNÇLENDİRİLMELİ”-

Tütün karşıtı kampanyaların toplumsal sağlığın korunmasında çok önemli olduğunu vurgulayan Göknel, şunları söyledi:

”Bununla birlikte sigara kullanımının azalmasıyla ortaya çıkacak obezite riski ve obezite ya da kilo alımı ile artan hastalık risklerinin maliyeti, sigaranın yol açtığı hastalık maliyetlerine ulaşabilir hatta geçebilir.

Bu sebeple sigarayı bırakma sürecinde toplumun kilo alımına karşı bilinçlendirilmesi, yan etkisi olmayan, Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış doğal zayıflama ilaçlarının kullanımı, kilo alımının önüne geçerek obezite kaynaklı hastalık maliyetlerini düşürecektir.”

Acı biber hapı uyarı

Kategori: istonbul — Etiketler:, , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 21:31

Dr. Özgür Göknel
Gerçekten acı kırmızı biber Kilo vermeye yardımcı olabilir mi?
Uzmanlar, internetten satışa sunulan bu tür ürünlerden uzak durmamız konusunda Farmakognozi ve Fitoterapi Derneği üyesi Dr. Özgür Göknel, bu konu ile ilgili çok ciddi uyarılarda bulunuyor ve ölüme bile yol açabilen ürünlerine ve içeriklerine dikkat çekiyor…

mikro-gen.com dan alınmıştır.

Kanser riski yüksek kişiler

Kategori: istonbul — Etiketler:, , , , , , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 21:28

‘Hem sigara içerim hem de zararlı etkilerini azaltmak için vitamin alırım’ diyenlere kötü haber! A vitaminine yüklenen sigara tiryakilerinin akciğer mide, bağırsak ve mesane kanserine yakalanma riski daha da yüksek
V itamin kullanımı günümüzde en çok araştırılan konuların başında geliyor. Bazı araştırmalar vitaminlerin ömrü uzattığını, bazıları ise hiçbir yararı olmadığını fade ediyor.
Ancak bu araştırmalarda git gide ortaklaşa çıkan bazı sonuçlar var. O da vitaminlerin sigara içenlere daha çok zarar verdiği gerçeği. Farmakognozi ve Fitoterapi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Özgür Göknel, 2008 ve 2009 yılında yapılan önemli araştırmaları yorumladı:

MAYO KLİNİK-2008: Sigara kullananlarda A vitamini öncülü (pro-vitamin A) olan beta karoten kullanımının kanser riskini artırıyor ancak sigara içmeyenlerde beta karoten kullanımı kanser riskinde bir artış oluşturmuyor. A vitamini antioksidan özellikler gösterirken, sigara kullanımında antioksidan etkisi kayboluyor. Bu nedenle sigara kullananlarda beta karoten alımı akciğer, üst mide, bağırsak, ve mesane kanserinin görülme riskini artırıyor.

OREGON ÜNİVERSİTESİ-2008: Yüksek dozda alınan C vitamini kanser hücrelerini yok ederken, normal hücrelerde toksik etki oluşturmuyor. Ancak bu tedavi medikal onkologlar tarafından uygulanabilir, çünkü bilinçsiz antioksidan kullanımı onkoloji tedavisinin etkisini azaltır.

MEME KANSERİNE ETKİSİ ‘NÖTR’
 EPIC-2009 (Avrupa Erken Teşhis Kanser Araştırmaları): 10 Avrupa ülkesinde, yaşları 35-70 yaş arasında olan 345 bin 995 kadın üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre; menopoz öncesi kadınlarda beta karoten, C ve E vitamini alımı, meme kanserine yakalanma riskini ne azaltmakta ne de alrtırmaktadır. Sigara kullanan kadınlarda da hem menopoz öncesi hem de menopoz sonrası beta karoten kullanımı meme kanserine yakalanma riskini ne olumlu ne de olumsuz etkilemektedir. Araştırmacılar menopoz sonrası hormon kullanımıyla birlikte vitamin C ve beta karoten alımının meme kanserine yakalanma riskini düşürmesini, bu vitaminlerle birlikte bitkilerde bulunan diğer biyoaktif bitkisel bileşiklerin ortaya çıkan sonuçtan sorumlu olabileceğini ifade ediyor.

 AJE-2009 (Amerikan Epidemioloji Dergisi): C ve E vitamin kullanımının ise az da olsa ölüm riskini düşürdüğü gözlendi. Multi-vitamin ve E vitamini kullanım, kalp ve damar hastalığına bağlı ölüm oranında azalmaya yol açıyor. Burada baz olarak alınan E vitamini günlük dozu 215 mg’dan fazla olanlardır. Obezlerde ve az sebze meyve tüketenlerde C ve E vitaminlerinin ölüm oranını azalttığı saptandı.

Medya, Harvard’ı yanlış yorumladı
HARVARD Tıp Fakültesi tarafından yapılan araştırmanın medyada yanlış değerlendirildiğine dikkat çeken Dr. Özgür Göknel, ‘Harvard’ın çalışmasında C ve E vitaminleri değil, farmakolojik aktiviteleri çok yüksek, ilaç olarak da kullanılabilen NAC (Nasetil Sistein) ve Trolox kullanılmıştır. Miktarlar bireyin normal koşullarda dışarıdan alabileceği miktarlar değildir ve bu sebeple araştırma sonucu, antioksidan maddelerin kanser yapabileceği ya da yaygınlaşmasında rol alabileceği gibi bir sonuç çıkarmak mümkün değil’ dedi.

‘Kansere yakalanmayayım’ deyip vitamin hapı yutmayın
ACIBADEM Maslak Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Er, antioksidanları hap şeklinde yüksek dozlarda kullanarak kanseri önlemek konusunda çelişkili sonuçlar olduğunu belirerek şöyle konuştu:
1993′te Çin’de yapılan çalışmada mide kanseri riski yüksek olan sağlıklı kadın ve erkeklerde beta karoten, E vitamini ve selenyumun kullanılmasının kanser riskini azalttığı ortaya çıktı. 1994′te yapılan iki büyük çalışmada ise sigara içen erkeklerde E vitaminin ve karoten kullanımının akciğer kanseri riskini artırdığı saptantı. 1999′da ise beta karoten ve aspirin kullanımının erkeklerin kansere yakalanma riskini artırıp ya da azaltmadığının anlaşılması üzerine bu çalışmanın devamı olarak E, C ve multi-vitaminler verilen kişilerde de kanser riskinin azalmadığı gözlendi.
Antioksidan özellik taşıyan vitaminlerin yüksek dozlarda ilaç şeklinde kullanılması kanserin önlenmesi amacıyla önerilmemekte. Bu konuda devam eden çalışmaların sonuçları beklenmeli. Kanser tedavisi gören kişiler ise bu tür destek tedavileri uzman doktor kontrolunda kullanmalı. Doğal ve dengeli beslenme kanserin önlenmesinde ve sağlıklı bir yaşam için en geçerli uygulamadır.

Zayıflama ürünlerine dikkat Doktor Özgür Göknel Uyarıyor

Farmakognozi ve Fitoterapi Derneği üyesi Dr. Özgür Göknel, vitamin, mineral ya da vücut geliştirici ürünler haricinde, şişmanlık gibi herhangi bir sorunun giderilmesi için kullanılacak bitkisel ürünlerde de Sağlık Bakanlığının izninin aranması gerektiğini söyledi.

Göknel, Türkiye’de bitkisel ürünlere, vitamin ve mineral içeren tablet, kapsül ya da toz karışımlara Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının ruhsat, izin ya da satış izni verdiğini hatırlattı.
Bu ürünlerin, faydalı olduğu düşünülen ürünler olduğunu ifade eden Göknel, tüketicilerin bu ürünleri, içeriklerini okuyarak, çeşitli bilgi kaynaklarından vücuttaki pozitif etkilerini araştırarak, ya da doktor, eczacı ve diyetisyen gibi bir sağlık profesyoneline danışarak kullanabileceğini ifade
etti.

VÜCUTTAKİ DOKU KAYBI

Göknel, zayıflama tabletlerinin günümüzde çok fazla suistimal edildiğini belirtti.

İthalat yapan pek çok firmanın, birtakım bitkisel gıda takviyelerini, “zayıflatır” sloganı ile ya da bunu net bir şekilde ifade edemese de “kilo kaybı sağlar” gibi cümlelerle pazarladığına dikkati çeken Göknel, “Vitamin mineral ya da vücut geliştirici ürünler haricinde, şişmanlık gibi herhangi bir sorunun giderilmesi için kullanılacak bitkisel ürünlerde Sağlık Bakanlığının izni aranmalıdır” dedi.

Göknel, şu bilgileri verdi:
“Zayıflama, vücuttaki doku kaybıdır. Herhangi bir metotla vücuttan 4–6 kiloluk bir kitlenin uzaklaştırılması, cerrahi operasyon kadar önemlidir. Plastik cerrahların son derece titiz çalıştığı yağ aldırma operasyonlarında, 4–8 kilogramlık yağ kitlesi alınmakta, bu operasyonun öncesinde ve sonrasında kişi yakından takip edilmektedir. Bu kadar önemli bir doku kaybı oluşturulurken, bu sırada kullanılan ürünün hiçbir ciddi incelemeden geçirilmemiş olması, vücut için son derece sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Ancak gıda takviyeleri, düşünüldüğü şekilde kilo kaybı oluşturamazlar. Eğer böyle bir kayıp sağlıyorlarsa, o zaman o kayıp böbreklerden, karaciğerden ya da diğer önemli organlardan da olabilir. Bunun olmayacağını kimse garanti edemez.”

TÜRKİYE’DEKİ ZAYIFLAMA TABLETLERİ

Göknel, Türkiye’de birkaç tane Sağlık Bakanlığı onaylı obezite ve obeziteye bağlı ortaya çıkan metabolik sendrom tedavisinde kullanılacak ya da doğrudan zayıflatan bitkisel preparatın bulunduğunu belirtti.

Bu preparatların, Sağlık Bakanlığı onaylı kullanım kılavuzlarında ne için kullanıldığının net bir şekilde yazdığını anlatan Göknel, sentetik kimyasalları içeren zayıflama haplarının ise çok yakın doktor kontrolü dışında kullanılmasının yasak olduğunu vurguladı.

Bu nedenle doktora muayene olmadan bu ilaçların kullanılmasının ve reçetesiz satılmasının yasak olduğunu belirten Göknel, “Ancak bu yasağa kimse uymamaktadır” dedi.

mikro-gen.com dan faydalanılmıştır.

18 Ağustos 2009

istonbul net in amacı nedir

Bu güne kadar yüzlerce zayıflama ürünü çıktı piyasaya.Bunlardan bir çoğu piyasada tutulmadığı için yok oldu hitti,kimi zararıyla bariz bir ürperti yarattı,kimi ise çoğu kullanıcı tarafından adlatmaca kandırmaca ürün diye adlandırılıyor ve hala satışta..Hiç bir tıbbi güvencesi olmayan,ezbere açıklamalarla,profesyonellikten ve sağlıktan tamamen uzak,sadece para kazanmak amacıyla düşünülmüş,bunun dışında sağlık ve kullanıcı faydasının yanından geçmeyen ürünlerin çok fazla sayıda kullanıcıya ulaşmasının altında yatan bilinçsizliği,gözü karalığı minimuma indirmeye yardımcı olmaktır amacımız.Zayıflama ürünlerinin altında yazan kullanıcı yorumuna değil,içeriğine,size ne kattığına,sizden ne götürdüğüne dikkat etmelisiniz.Tamamen bitkisel,onun çöpü bunun sapı şunun kökü denen ama bakanlık onayı olmayan ürünlerin içerisinde sanmayınki sadece bitkisel karışımlar var!Ne kadar kısa sürede ne kadar çok kilo verirseniz o kadar çok zarar etmiş durumdasınız demektir.Klinik çalışması yapılmamış,kişiler üzerindeki etki ve yan etkileri araştırılmamış,bakanlık onayı olmayan zayıflama ürünlerinden uzak durulmalı!Ne kadar bitkisel,yan etkisiz,doğal zayıflama densede gerçeklik payı yok denecek kadar azdır.Kilo problemi olan bir kişinin öncelikle hekim sonra gerek olursa bir diyetisyen kontrolünden geçmesi gerektiğini unutmayalım.Şişmanlık bir sağlık problemidir ve sebebi araştırılmalıdır.Kilo probleminiz yoksa,sağlıklı beslenme ve diyet destekleyici bir ürün kullanmak,formunuzu korumaksa amacınız yine sağlık ilaç ve eczacılık bilgisi olan birine danışmanız yararınıza olacaktır.Yada zayıflama desteği ürün seçerken kriterlerinizi bir kez daha gözden geçirmelisiniz.Formulasyon,yan etki,etki,bakanlık onayı gibi….

17 Ağustos 2009

Bakanlık izni olmayan kaçak zayıflama ilaçları sağlığı tehdit ediyor

Kategori: istonbul — Etiketler:, , , , , , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 20:37

Kolay yoldan kusursuz vücut hatlarına sahip olmak isteyen kadın ve erkeklerin kullandığı zayıflama ilaçları sonu ölüme kadar varabilen birçok sağlık sorununa yol açıyor

Kilo veremeyenlere mucize vaad eden diyet ilaçları insanların hayatıyla oynuyor. Zayıflamakta güçlük çeken insanlara umut ışığı olarak gözüken zayıflama ilaçları ilk başta etkisini gösterse de zamanla tamir edilemez rahatsızlıklar bırakabiliyor. Birçok insanın açlık hissiyle başa çıkabilmek için tercih ettiği ilaçların başında gelen Lida isimli ilaç Türkiye’ye kaçak yollardan sokuluyor.

WordPress'in desteğiyle.