Archive for the ‘Vitaminler,mineraller’ Category
| Vitaminler Minerallerle İşe Yarar |
| Vücut için gerekli besin maddeleri anıldığında ilk olarak vitaminler akla geliyor. Oysa vitaminler ne kadar gerekliyse mineraller de o kadar vazgeçilmez. Hatta mineralleri `Besinlerin Sinderellası` olarak tanımlayan Dr. Earl Mindell`a göre vitaminler ne kadar önemli olursa olsunlar mineraller olmadan faydalı değiller. Mindell, en çok bilinen yedi mineralin kalsiyum, iyot, demir, magnezyum, fosfor, selenyum ve çinko olduğunu, vücudun düzenli fonksiyonları için ise gerçekte 18 mineral gerektiğini vurguluyor. Mindell, minerallerin yardımı olmadan vitaminlerin işlev gösteremeyeceğini savunarak, “Vücudunuz bu ikilinin birlikteliğine ihtiyaç duyar” diyor. Mineraller Kalsiyum • Kemikleri ve dişleri korur, kemik kaybı ve kırılması riskini azaltır. Demir • Büyümeye yardım eder. Magnezyum • Yağların yakılmasına ve enerji üretimine yardımcı olur. Potasyum • Beyne oksijen göndererek zihinsel faaliyetlerimize yardım eder. Selenyum • Çeşitli kanserlere karşı korur. Çinko • Dahili ve harici yaraların iyileşme süresini hızlandırır. Manganez • Bitkinliğin giderilmesine yardımcı olur. Vitaminlerle ilgili şaşırtıcı gerçekler • Bir sigara 25 – 100 miligram C vitaminini yok eder. Vitaminlerin alfabesi – 3 Folik asit (Folate) • Kalp hastalığı riskini azaltır. İnositol • Kolesterol seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olur. C vitamini • Yaraları, yanıkları ve kanayan diş etlerini iyileştirir. D vitamini • Güçlü kemik ve dişler için kalsiyum ve fosforu kullanır. E vitamini • Hücresel yaşlanmayı yavaşlatarak daha genç görünmenizi sağlar. Hangi mesleğe hangi vitamin • Dansçılar: Kalsiyum – magnezyum kompleks (soya isoflavonoidler ile birlikte), sabah ve akşam 2 tablet, Koenzim – Q10, günlük 30 – 100 miligram, günlük 1000 mcg octocosanol en iyi tamamlayıcılardır. • Atletler: Eğer hareketli sporlarla uğraşıyorsanız daha fazla kompleks karbonhidrat ve proteine ihtiyaç duyarsınız. Su kaybına karşı da taze ya da hazır meyve suları susuzluğu giderici en iyi, hızlı enerji içeceğidir. Tamamlaycı olarak günde iki kez 50 miligram B kompleks, günlük 30 – 100 miligram koenzim – Q10, günde 3 kez 1000 mcg. octocosanol alabilirsiniz. • Koşucular: Çekirdek, yer fıstığı, C, E vitaminleri ve selenyum gibi antioksidan alımını arttırmalısınız. Ayrıca sabah ve akşam 50 miligram B kompleks almalısınız. Alkole ilgiyi azaltanlar Cinsellik ve vitaminler |
| Kaynak: www.saglikvakfi.org.tr |
Vücüdumuzun 7 enerji Kaynağı
Bağışıklık sistemimizin en büyük silahı ve sağlığımızın sigortacısı vitaminleri yeterince biliyor muyuz? Vücudumuzun 7 enerji kaynağına bir göz atalım…
B-2 VİTAMİNİ
Gerçek bir enerji deposu olan B-2 vitamini kanda alyuvarların oluşmasını sağladığı için derinin, özellikle de gözlerin sağlığı açısından çok önemlidir. Aşırı alkol, bu vitaminin en büyük düşmanıdır. Ayrıca antibiyotikler ve sakinleştiricilerin de vücutta B-2yi azalttığı unutulmamalıdır. B-2 vitaminini en çok el edebileceğimiz besinlere gelince: Et, tavuk eti, balık, süt ve süt ürünleri, turp, ıspanak, yumurta, mısır ve beyaz undan yapılmış ekmek bu gıdalardan bazılarıdır.
B-6 VİTAMİNİ (PYRİDOXİNE)
Bağışıklık ve sinir sistemimizin en büyük destekçisi olan B-6 vitamini, vücudumuzun proteinleri ve yağları öğütmesine yardımcı olur. Bilindiği gibi vücuda oksijeni dağıtan hemoglobin yine B-6 vitamini sayesinde meydana gelir. En önemli işlevlerinden biri de mekanizmamızın depresyona karşı direnmesini sağlayan serotonini oluşturuyor olmasıdır. B-6 vitamini bakımından da aşırı alkol, sigara ve kan basıncı düşüren ilaçlar oldukça sakıncalıdır. Tavuğun göğüs eti, böbrek, karaciğer, yumurta, pirinç, soya fasulyesi, yulaf, fındık, fıstık, muz, patates, avokado ve somon balığı en fazla B-6 vitamini içeren besinler arasında yer almaktadır. Fazla oranda ve uzun süre kullanılması sinirlere zarar verebilir.
FOLİK ASİT
Hücre oluşumunu sağlayan Folik Asit sağlığımız açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Öyle ki Folik Asitin vücutta azalması kanser ve kansızlık riskini gündeme getireceğinden, ihmal edilmemesi gereken unsurlardan bir tanesidir. Folik Asit yetersizliği doğacak bebeklerin özürlü olma tehlikesine neden olduğundan anne adayları bu konuya daha fazla dikkat etmelidirler. Çok fazla aspirin kullanmak, kolestrol düşürücüler, doğum kontrol hapları, sara ilaçları ve alkol da vücuttaki folik asit miktarını azaltır. Aynı zamanda yaşlılık Folik Asit depolarını eriten bir başka etken olarak gösterilebilir. Folik Asit bakımından; karaciğer, yumurta sarısı, ıspanak, yeşil yapraklı sebzeler, brokkoli, portakal ve portakal suyu oldukça zengindirler. Folik Asitin fazlası B-12 vitaminin eksikliğinin ortaya çıkmasını önler, bu da sinirlere zarar verebilir.
KALSİYUM
Kalsiyum vücudumuzun en önemli destekçilerinin başında gelir. Çünkü kemiklerin ve dişlerin güçlenmesi, alınan kalsiyum miktarıyla doğru orantılıdır. Kalsiyum ayrıca kaslar ve sinirler için de oldukça önemli bir mineraldir. Kanın pıhtılaşmasını sağlar ve kalın bağırsak kanserine karşı en güçlü silahtır. Hamilelik, emzirme ve menapoz dönemleri ayrıca kafeinli içecekler vücuttaki kalsiyumu azaltacağından, bu gibi dönemlerde alınan gıdalara daha özen gösterilmesi gerekir. Süt ve süt ürünleri, mısır, sardalya balığı, kalamar, ıstakoz ve brokkoli bol miktarda kalsiyum içeren besinlerdir. Gereğinden fazla alınan kalsiyum; demir, çinko, fosfor ve magnezyumun emilmesini engelleyebilir.
MAGNEZYUM
Magnezyum, vücut sağlığı açısından çok önemli rolü olan bir mineraldir. Proteinlerin kana karışmasını, kasların ve sinirlerin düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayan yine magnezyumdur. Yaşlılar, diyet yapanlar ve alkollü içki kullananlar magnezyum takviyesine ihtiyaç duyan kesim arasında yer alır. Magnezyum yetersizliği iştah kaybına, depresyona, kasların zayıflamasına ve zaman zaman göz kararmasına sebep olabilir.
DEMİR
Kanın, oksijeni vücuda dağıtmasına sağlayan hemoglobin, demir sayesinde oluşur. Regl ve hamilelik dönemleri vücuttaki demir seviyesini azaltan faktörlerdendir. Aynı zamanda yaşlılar, diyet yapanlar, vejeteryenler de önlem almalıdırlar çünkü demir eksikliği anemi (kansızlık) hastalığına neden olur. Kırmızı et, balık türleri, kuru fasulye, kurutulmuş meyve, yumurta sarısı ve yeşil yapraklı sebzeler, demir içeren besinlerden bir kaçıdır. Yüksek dozda alınan demir, kalp isklerini çoğaltır. Küçük çocuklarda çeşitli semptomlara hatta ölüme bile neden olabileceğinden dozajı konusunda dikkatli olunmalıdır.
ÇİNKO
Çinko, bağışıklık sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi bakımından bolca ihtiyaç duyulan bir mineraldir. Çinko eksikliği vücudu enfeksiyonlara karşı dirençsiz kılacak, ayrıca tat ve koku duyularını da zayıflatacaktır. Özellikle diyabet ve böbrek hastaları çinko eksikliği tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Kırmızı et, yumurta, deniz ürünleri, fasulye, bezelye ve fındık bol miktarda çinko içerir. Yüksek oranda alınması ishal, saç dökülmesi, tırnak kırılması, yorgunluk, sinir sisteminde istemdışı hareketlere gibi belirtilere neden olabilir.
|
|
Dereotu
Dereotunun faydaları içeriğindeki monoterpen ve flavonoid bileşiklerinden gelmektedir. Maydanoz gibi antioksidan etki göstermektedir bunun için serbest radikalleri elimine eden enzimleri aktive edebilmektedir. Yine içeriğindeki uçucu yağların desteği ile antibakteriyel etki gösterebilmektedir.
En önemli özelliklerinden biri de kalsiyumdan zengin içeriğidir, bu sayede menapoz ve romatizma sonrasında kemik yoğunluğu kaybını önleyebilmektedir. Diyet lifi, demir ve magnezyum içeriği de oldukça yüksektir.
Maydanoz
Sofralarda dekorasyon ürünü olarak kullanılan maydanozun pek çok sağlık faydası vardır. Doğada çok nadir bulunan ancak yararları fazlaca olan iki tür bitkisel etken barındıran maydanoz optimal sağlığın korunmasında çok önemlidir.
Bu etken maddeler tümör gelişimini önlemek, hücreleri zararlı maddelerden koruyucu kalkan görevi gören enzimlerin aktivitesini artırmak, kanserojen maddelerin eliminasyonda fonksiyon göstermektedir.
Luteolin denen bitkisel bileşik çok yüksek antioksidan aktivite göstererek vücudun serbest radikal denen hücre öldürücü maddelere karşı savunmasını artırır. Bu iki önemli etken bileşik dışında C ve A vitamininin öncüsü beta karoten zengin içeriği de pek çok hastalığın önlenmesinde önemli katkılar sağlamaktadır. Kalp krizi riskini artırabilen homosistein seviyelerini düşürmeye yardım ederek kalp dostu bir sebze özelliği de kazanmaktadır.
Nane
Anneannelerimizin vazgeçilmez formülü olan nane limonun mide ve barsak rahatsızlıklarında iyileştirici gücü pek çok bilimsel çalışma ile onaylanmıştır. Kasları yatıştırıcı gücü ile hazımsızlık, spazmlar, sindirim güçlüğü gibi belirtileri iyileştirebilmektedir. İçeriğindeki mentol içeriği ile aktivitesi de artmaktadır.
Araştırmalar nanenin iyi bir anti – kanser bileşeni olduğunu, barındırdığı bitkisel bileşenlerden özellikle monoterpenlerin pankreas, göğüs ve karaciğer tümör gelişimini yavaşlattığını, bağırsak, cilt ve akciğer kanserlerini de önleyici olduğunu göstermiştir.
İçeriğindeki etken başka bir madde ile vücutta ateşsiz iltihaba yol açan bazı zararlı maddeleri durdurarak solunum yollarının açılmasına yardımcı olur.
Fesleğen
Fesleğende bulunan flavonoidler hücresel anlamda koruma sağlamakta, çalışmalar bu bileşiklerin kromozomların radyasyon ve serbest radikallerden zarar görmesini engellediğini göstermektedir. Öte yandan istenmeyen bakteriyel gelişimi de önleyebilmektedir.
Fesleğen yapraklarından elde edilen esansiyel yağların sık kullanılan bazı antibiyotiklere direnç gösteren patojen bakterilerin üremesini yavaşlattığı gözlenmiştir. Ayrıca anti-romatizmal etkisi ile dikkat çekici sağlık faydaları vardır.
İçeriğindeki öjenol ile iltihap artırıcı bazı enzimlerin aktivitesini azaltma özelliği göstermektedir. Yüksek beta karoten içeriği ile antioksidan aktivite gösteren A vitaminin zengindir.
|
|







