Archive for the ‘Vitaminler,mineraller’ Category

Vitaminler Minerallerle İşe Yarar
Vücut için gerekli besin maddeleri anıldığında ilk olarak vitaminler akla geliyor. Oysa vitaminler ne kadar gerekliyse mineraller de o kadar vazgeçilmez. Hatta mineralleri `Besinlerin Sinderellası` olarak tanımlayan Dr. Earl Mindell`a göre vitaminler ne kadar önemli olursa olsunlar mineraller olmadan faydalı değiller.
Mindell, en çok bilinen yedi mineralin kalsiyum, iyot, demir, magnezyum, fosfor, selenyum ve çinko olduğunu, vücudun düzenli fonksiyonları için ise gerçekte 18 mineral gerektiğini vurguluyor. Mindell, minerallerin yardımı olmadan vitaminlerin işlev gösteremeyeceğini savunarak, “Vücudunuz bu ikilinin birlikteliğine ihtiyaç duyar” diyor.

Mineraller

Kalsiyum

• Kemikleri ve dişleri korur, kemik kaybı ve kırılması riskini azaltır.
• Bağırsak kanseri riskinin azaltılmasına yardımcı olur.
• Uykusuzluğa iyi gelir.
• Sinir sistemine yardımcı olur.
Doğal kaynakları: Süt ve süt ürünleri, tüm peynirler, soya fasulyesi, sardalya, fıstık, ceviz, ayçiçeği çekirdekleri, kuru fasulye, karalahana, brokoli, yeşil meyve ve sebzeler.

Demir

• Büyümeye yardım eder.
• Hastalıklara karşı direnci arttırır.
• Bitkinliği engeller.
• Demir yetersizliğine bağlı anemiyi tedavi eder ve önler.
• Doğal kaynakları: Karaciğer, kırmızı et, kurutulmuş şeftali, irmik, yumurta sarısı, istiridye, kabuklu yemişler, fasulye, pekmez, kuşkonmaz, yulaf ezmesi.

Magnezyum

• Yağların yakılmasına ve enerji üretimine yardımcı olur.
• Depresyonla mücadeleye yardım eder.
• Daha sağlıklı bir kardiyovasküler sistem sağlar ve kalp krizini önlemeye yardımcı olur.
• Dişleri sağlıklı tutar.
• Kalsiyumla birleşerek doğal bir sakinleştirici olarak çalışır.
• Adet öncesi sendromları (PMS) azaltır.
• Doğal kaynakları: Öğütülmemiş tahıllar, incir, badem, fındık, çekirdek, koyu yeşil sebzeler, muz.

Potasyum

• Beyne oksijen göndererek zihinsel faaliyetlerimize yardım eder.
• Vücut atıklarının çıkartılmasında yardımcı olur.
• Kan basıncını azaltmaya yardımcıdır.
• Alerji tedavisinde faydası vardır.
• Doğal kaynakları: Turunçgiller, domates, tüm yeşil yapraklı sebzeler, nane yaprakları, ayçekirdeği, muz, patates.

Selenyum

• Çeşitli kanserlere karşı korur.
• Kalp hastalığı ve felç riskini azaltmaya yardım eder.
• Genç elastik dokuların korunmasına yardımcıdır.
• Sıcak basması ve menopoz sıkıntılarını yatıştırır.
• Kepeğin tedavisine ve önlenmesine yardımcı olur.
• Sperm sayısını ve erkekteki verimliliği arttırır.
• Doğal kaynakları: Deniz ürünleri, böbrek, karaciğer, buğday tohumu, kepek, ton balığı, soğan, domates, brokoli, sarmısak.

Çinko

• Dahili ve harici yaraların iyileşme süresini hızlandırır.
• Tırnaklar üzerindeki beyaz noktaları yok eder.
• Prostat sorunlarının önlenmesine yardımcı olur.
• Büyüme ve zihinsel uyanıklığı destekler.
• Zihinsel rahatsızlıkların tedavisine yardım eder.
• Soğuk algınlığının uzunluğunu ve şiddetini azaltmaya yardımcıdır.
• Doğal kaynakları: Et, karaciğer, deniz ürünleri (özellikle istiridye), buğday tohumu, bira mayası, balkabağı çekirdeği, yumurta, toz hardal.

Manganez

• Bitkinliğin giderilmesine yardımcı olur.
• Kas reflekslerinin yardım eder.
• Osteoporozun engellenmesine yardımcı olur.
• Belleği geliştirir.
• Sinirsel hassaslığı azaltır.
• Doğal kaynakları: Tahıl, fındık, yeşil yapraklı sebzeler, bezelye, pancar.

Vitaminlerle ilgili şaşırtıcı gerçekler

• Bir sigara 25 – 100 miligram C vitaminini yok eder.
• Hava kirliliği güneşin ultraviyole ışınlarını emdiğinden kirlilik oranı yüksek şehirlerde yaşayanlar daha az D vitami alır.
• Her gün bir kadehten fazla alınan alkol, B1, B6 vitaminleri ve folik asidin tükenmesine neden olabilir.
• Yetişkinlere oranla çocuklar 1,5 – 2 kat kadar daha fazla proteine ihtiyaç duyar.
• Kanser araştırmacılarına göre C ve E vitaminleri ile lahana, Brüksel lahanası ve diğer sebzelerden elde edilen kimyasallar, kanserojen maddeleri engelliyor.
• B1 vitamini hava ve deniz yolculuğu rahatsızlıklarını engeller.
• Kırmızı turp, soğan, sarmısak ve pırasa `allicin` olarak adlandırılan tüm doğal antibiyotikleri içerir ve zaman içersinde zarar verici hastalıkları yok eder.
• Aspirin, C vitamini salgılama oranını üç kat artırır.
• E vitamini tamamlayıcıları kullanmak kalp hastalıkları riskini azaltır.
• Günlük düzenli alınan C vitamini tamamlayıcıları, katarakt gelişme riskini düşürür.

Vitaminlerin alfabesi – 3

Folik asit (Folate)

• Kalp hastalığı riskini azaltır.
• Bebekte doğumda oluşabilecek kusurları önler.
• Bağırsak parazitlerinden ve gıda zehirlenmelerinden korur.
• Daha sağlıklı görünen bir cilt sağlar.
• Ağrı kesici bir görev görür.
• Zayıflıkta iştah artırır.
• Aneminin etkisini azaltır.
• Doğal kaynakları: Yeşil yapraklı sebzeler, havuç, karaciğer, yumurta sarısı, kayısı, balkabağı, fasulye, esmer çavdar unu.

İnositol

• Kolesterol seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olur.
• Saç dökülmesini önlemede yardımcıdır.
• Egzamanın önlenmesini sağlar.
• Sakinleştirici bir etki yaratır.
• Doğal kaynakları: Karaciğer, bira mayası, greyfurt, kuru üzüm, buğday tohumu, pekmez, fıstık, lahana.

C vitamini

• Yaraları, yanıkları ve kanayan diş etlerini iyileştirir.
• İdrar yolları enfeksiyonu tedavisinde kullanılan ilaçların etkinliğini artırır.
• Ameliyat sonrası iyileşmeyi hızlandırır.
• Birçok viral ve bakteriyel enfeksiyonun önlenmesine ve genellikle bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.
• Kansere neden olan maddelerin oluşmasına karşı koymada yardımcı olur.
• Damarlardaki kan pıhtılaşmasını düşürür.
• Soğuk algınlığının tedavisinde ve önlenmesinde yardımcıdır.
• Protein hücrelerini bir arada tutarak yaşamı uzatır.
• Doğal kaynakları: Turunçgiller, meyveler, yeşil yapraklı sebzeler, domates, karnabahar, patates ve biberler.

D vitamini

• Güçlü kemik ve dişler için kalsiyum ve fosforu kullanır.
• A ve C vitaminleriyle birlikte alındığında soğuk algınlığını önler.
• Konjonktivitin tedavisine yardımcı olur.
• Doğal kaynakları: Balık ciğeri yağı, sardalya, ringa, somon balığı, ton, süt ve süt ürünleri ile güneş ışığı.

E vitamini

• Hücresel yaşlanmayı yavaşlatarak daha genç görünmenizi sağlar.
• Daha fazla dayanma gücü vermek için vücuda oksijen sağlar.
• A vitaminiyle birlikte çalışarak akciğerleri hava kirliliğinden korur.
• Çeşitli kanserleri önlemeye yardım eder.
• Kan pıhtılaşmasını önler ve çözer.
• Yanıkların iyileşmesini hızlandırır.
• Kan basıncını düşürür.
• Düşüğün önlenmesine yardımcı olur.
• Kalp hastalığı ve felç riskini azaltır.
• Doğal kaynakları: Bitkisel yağlar, fındık, Brüksel lahanası, yeşil yapraklılar, ıspanak, kepek, tahıl, yumurta, buğday tohumu, soya fasulyesi.

Hangi mesleğe hangi vitamin

• Dansçılar: Kalsiyum – magnezyum kompleks (soya isoflavonoidler ile birlikte), sabah ve akşam 2 tablet, Koenzim – Q10, günlük 30 – 100 miligram, günlük 1000 mcg octocosanol en iyi tamamlayıcılardır.

• Atletler: Eğer hareketli sporlarla uğraşıyorsanız daha fazla kompleks karbonhidrat ve proteine ihtiyaç duyarsınız. Su kaybına karşı da taze ya da hazır meyve suları susuzluğu giderici en iyi, hızlı enerji içeceğidir. Tamamlaycı olarak günde iki kez 50 miligram B kompleks, günlük 30 – 100 miligram koenzim – Q10, günde 3 kez 1000 mcg. octocosanol alabilirsiniz.

• Koşucular: Çekirdek, yer fıstığı, C, E vitaminleri ve selenyum gibi antioksidan alımını arttırmalısınız. Ayrıca sabah ve akşam 50 miligram B kompleks almalısınız.

Alkole ilgiyi azaltanlar
Texas Üniversitesi`nde yapılan bir araştırma, alkolik deney hayvanlarının, besleyiciler ve vitaminlerle zenginleştirilmiş yiyeceklerle beslendiğinde alkole olan ilgilerini çabuk bir şekilde kaybettiklerini ortaya koydu. Alkol alışkanlığını yenebilmek, hatta ilgiyi azaltmak için kalsiyum, magnezyum, kolin, inositol, niasin ile birlikte A, D, E, C ve tüm B vitaminleri – özellikle B12, B6 ve B1 – ve yüksek proteinli bir diyet, en iyi sonuçları verir.

Cinsellik ve vitaminler
Çinko özellikle erkekler için dikkate değer bir seks besinidir. Cinsellikle E vitamini arasında da ilişki kurulmakta. Bir erkeğin vücudunda en yüksek çinko oranı prostatta bulunur ve mineralin yetersizliği prostat sıkıntısına neden olabilir. Eğer libidonuzu artırmak ve cinsel yaşamınızı canlandırmak istiyorsanız havuç, tarçın, ayva, çamfıstığı, istiridye, kuşkonmaz, tahıl, buğday tohumu gibi besinleri günlük diyetinize ekleyin.

Kaynak: www.saglikvakfi.org.tr

Vücüdumuzun 7 enerji Kaynağı

B-2, B-6 vitaminleri iştah, sindirim ve sinir sistemi için gerekli. Peki folik asit, kalsiyum, magnezyum, demir ve çinkonun ne için gerekli olduğunu, hangi gıdalardan alındığını biliyor musunuz?

Bağışıklık sistemimizin en büyük silahı ve sağlığımızın sigortacısı vitaminleri yeterince biliyor muyuz? Vücudumuzun 7 enerji kaynağına bir göz atalım…

B-2 VİTAMİNİ
Gerçek bir enerji deposu olan B-2 vitamini kanda alyuvarların oluşmasını sağladığı için derinin, özellikle de gözlerin sağlığı açısından çok önemlidir. Aşırı alkol, bu vitaminin en büyük düşmanıdır. Ayrıca antibiyotikler ve sakinleştiricilerin de vücutta B-2yi azalttığı unutulmamalıdır. B-2 vitaminini en çok el edebileceğimiz besinlere gelince: Et, tavuk eti, balık, süt ve süt ürünleri, turp, ıspanak, yumurta, mısır ve beyaz undan yapılmış ekmek bu gıdalardan bazılarıdır.

B-6 VİTAMİNİ (PYRİDOXİNE)
Bağışıklık ve sinir sistemimizin en büyük destekçisi olan B-6 vitamini, vücudumuzun proteinleri ve yağları öğütmesine yardımcı olur. Bilindiği gibi vücuda oksijeni dağıtan hemoglobin yine B-6 vitamini sayesinde meydana gelir. En önemli işlevlerinden biri de mekanizmamızın depresyona karşı direnmesini sağlayan serotonini oluşturuyor olmasıdır. B-6 vitamini bakımından da aşırı alkol, sigara ve kan basıncı düşüren ilaçlar oldukça sakıncalıdır. Tavuğun göğüs eti, böbrek, karaciğer, yumurta, pirinç, soya fasulyesi, yulaf, fındık, fıstık, muz, patates, avokado ve somon balığı en fazla B-6 vitamini içeren besinler arasında yer almaktadır. Fazla oranda ve uzun süre kullanılması sinirlere zarar verebilir.

FOLİK ASİT
Hücre oluşumunu sağlayan Folik Asit sağlığımız açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Öyle ki Folik Asitin vücutta azalması kanser ve kansızlık riskini gündeme getireceğinden, ihmal edilmemesi gereken unsurlardan bir tanesidir. Folik Asit yetersizliği doğacak bebeklerin özürlü olma tehlikesine neden olduğundan anne adayları bu konuya daha fazla dikkat etmelidirler. Çok fazla aspirin kullanmak, kolestrol düşürücüler, doğum kontrol hapları, sara ilaçları ve alkol da vücuttaki folik asit miktarını azaltır. Aynı zamanda yaşlılık Folik Asit depolarını eriten bir başka etken olarak gösterilebilir. Folik Asit bakımından; karaciğer, yumurta sarısı, ıspanak, yeşil yapraklı sebzeler, brokkoli, portakal ve portakal suyu oldukça zengindirler. Folik Asitin fazlası B-12 vitaminin eksikliğinin ortaya çıkmasını önler, bu da sinirlere zarar verebilir.

KALSİYUM
Kalsiyum vücudumuzun en önemli destekçilerinin başında gelir. Çünkü kemiklerin ve dişlerin güçlenmesi, alınan kalsiyum miktarıyla doğru orantılıdır. Kalsiyum ayrıca kaslar ve sinirler için de oldukça önemli bir mineraldir. Kanın pıhtılaşmasını sağlar ve kalın bağırsak kanserine karşı en güçlü silahtır. Hamilelik, emzirme ve menapoz dönemleri ayrıca kafeinli içecekler vücuttaki kalsiyumu azaltacağından, bu gibi dönemlerde alınan gıdalara daha özen gösterilmesi gerekir. Süt ve süt ürünleri, mısır, sardalya balığı, kalamar, ıstakoz ve brokkoli bol miktarda kalsiyum içeren besinlerdir. Gereğinden fazla alınan kalsiyum; demir, çinko, fosfor ve magnezyumun emilmesini engelleyebilir.

MAGNEZYUM
Magnezyum, vücut sağlığı açısından çok önemli rolü olan bir mineraldir. Proteinlerin kana karışmasını, kasların ve sinirlerin düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayan yine magnezyumdur. Yaşlılar, diyet yapanlar ve alkollü içki kullananlar magnezyum takviyesine ihtiyaç duyan kesim arasında yer alır. Magnezyum yetersizliği iştah kaybına, depresyona, kasların zayıflamasına ve zaman zaman göz kararmasına sebep olabilir.

DEMİR
Kanın, oksijeni vücuda dağıtmasına sağlayan hemoglobin, demir sayesinde oluşur. Regl ve hamilelik dönemleri vücuttaki demir seviyesini azaltan faktörlerdendir. Aynı zamanda yaşlılar, diyet yapanlar, vejeteryenler de önlem almalıdırlar çünkü demir eksikliği anemi (kansızlık) hastalığına neden olur. Kırmızı et, balık türleri, kuru fasulye, kurutulmuş meyve, yumurta sarısı ve yeşil yapraklı sebzeler, demir içeren besinlerden bir kaçıdır. Yüksek dozda alınan demir, kalp isklerini çoğaltır. Küçük çocuklarda çeşitli semptomlara hatta ölüme bile neden olabileceğinden dozajı konusunda dikkatli olunmalıdır.

ÇİNKO
Çinko, bağışıklık sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi bakımından bolca ihtiyaç duyulan bir mineraldir. Çinko eksikliği vücudu enfeksiyonlara karşı dirençsiz kılacak, ayrıca tat ve koku duyularını da zayıflatacaktır. Özellikle diyabet ve böbrek hastaları çinko eksikliği tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Kırmızı et, yumurta, deniz ürünleri, fasulye, bezelye ve fındık bol miktarda çinko içerir. Yüksek oranda alınması ishal, saç dökülmesi, tırnak kırılması, yorgunluk, sinir sisteminde istemdışı hareketlere gibi belirtilere neden olabilir.

 

 

 

 

 

Dereotu
Dereotunun faydaları içeriğindeki monoterpen ve flavonoid bileşiklerinden gelmektedir. Maydanoz gibi antioksidan etki göstermektedir bunun için serbest radikalleri elimine eden enzimleri aktive edebilmektedir. Yine içeriğindeki uçucu yağların desteği ile antibakteriyel etki gösterebilmektedir.

En önemli özelliklerinden biri de kalsiyumdan zengin içeriğidir, bu sayede menapoz ve romatizma sonrasında kemik yoğunluğu kaybını önleyebilmektedir. Diyet lifi, demir ve magnezyum içeriği de oldukça yüksektir.

Maydanoz
Sofralarda dekorasyon ürünü olarak kullanılan maydanozun pek çok sağlık faydası vardır. Doğada çok nadir bulunan ancak yararları fazlaca olan iki tür bitkisel etken barındıran maydanoz optimal sağlığın korunmasında çok önemlidir.

Bu etken maddeler tümör gelişimini önlemek, hücreleri zararlı maddelerden koruyucu kalkan görevi gören enzimlerin aktivitesini artırmak, kanserojen maddelerin eliminasyonda fonksiyon göstermektedir.

Luteolin denen bitkisel bileşik çok yüksek antioksidan aktivite göstererek vücudun serbest radikal denen hücre öldürücü maddelere karşı savunmasını artırır. Bu iki önemli etken bileşik dışında C ve A vitamininin öncüsü beta karoten zengin içeriği de pek çok hastalığın önlenmesinde önemli katkılar sağlamaktadır. Kalp krizi riskini artırabilen homosistein seviyelerini düşürmeye yardım ederek kalp dostu bir sebze özelliği de kazanmaktadır.

Nane
Anneannelerimizin vazgeçilmez formülü olan nane limonun mide ve barsak rahatsızlıklarında iyileştirici gücü pek çok bilimsel çalışma ile onaylanmıştır. Kasları yatıştırıcı gücü ile hazımsızlık, spazmlar, sindirim güçlüğü gibi belirtileri iyileştirebilmektedir. İçeriğindeki mentol içeriği ile aktivitesi de artmaktadır.

Araştırmalar nanenin iyi bir anti – kanser bileşeni olduğunu, barındırdığı bitkisel bileşenlerden özellikle monoterpenlerin pankreas, göğüs ve karaciğer tümör gelişimini yavaşlattığını, bağırsak, cilt ve akciğer kanserlerini de önleyici olduğunu göstermiştir.

İçeriğindeki etken başka bir madde ile vücutta ateşsiz iltihaba yol açan bazı zararlı maddeleri durdurarak solunum yollarının açılmasına yardımcı olur.

Fesleğen
Fesleğende bulunan flavonoidler hücresel anlamda koruma sağlamakta, çalışmalar bu bileşiklerin kromozomların radyasyon ve serbest radikallerden zarar görmesini engellediğini göstermektedir. Öte yandan istenmeyen bakteriyel gelişimi de önleyebilmektedir.

Fesleğen yapraklarından elde edilen esansiyel yağların sık kullanılan bazı antibiyotiklere direnç gösteren patojen bakterilerin üremesini yavaşlattığı gözlenmiştir. Ayrıca anti-romatizmal etkisi ile dikkat çekici sağlık faydaları vardır.

İçeriğindeki öjenol ile iltihap artırıcı bazı enzimlerin aktivitesini azaltma özelliği göstermektedir. Yüksek beta karoten içeriği ile antioksidan aktivite gösteren A vitaminin zengindir.