İSTONBUL NET

11 Aralık 2009

Doğru kilo verme nasıl olmalı

Kategori: Zayıflama — Etiketler:, , , , , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 23:57

Doğru kilo verme nasıl olmalı?
Bu sorunun yanıtı dolaylı olarak beraberinde bir başka soruyu getirmektedir: Kilo vermek istememizdeki amaç nedir? Yanıtınız “yaşam boyu sağlıklı ve ince kalabilmek” ise, o zaman kilo vermenin en mantıklı yolu insanı aç bırakan, günde 800 kaloriyi aşmayan, protein rejimleri gibi tek bir besin grubunu yücelten veya muz ile süt rejimleri gibi hafif rejimlerden uzak durmaktır. Çözüm, yaşam boyu az miktarda yemek de değildir. Az yedikçe, vücut daha “ekonomik” çalışarak, metabolizmasını en az düzeyde yaşama koşullarına uydurur. Dolayısıyla, ne kadar az yemeye alışırsak, yeme gereksinmemizde o denli azalır. Özetle, amaçlanan, metabolizmanın çalışma hızını ve yağ hücrelerini depolayan enzimlerin düzenini alt üst etmeden kilo vermektir.

Yaşam boyu ideal kiloda kalabilmek ve bu sayede kilolu olmanın yol açtığı sağlık sorunlarını en aza indirmek için yeme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerekmektedir. Çoğu kişinin, kilolu almaya yol açan pek çok alışkanlığı vardır. Bu söz konusu alışkanlıkların değişmesi için, önce bunların tanımlanabilmesi gerekir. Daha sonra ise istek, irade ve sabır, önkoşullar arasında sayılabilir.

30 Ekim 2009

Bitkisel zayıflama ilaçları seçiminde dikkatli olun

Değinilmesi gereken tek çarpıklık olan konu bumu?Hayır,tabiki yalnızca bu değil ancak sağlık ve ilaç sektöründe çalışan biri olarak beni en derinden etkileyen konu bu ve bu yüzden değinmek istedim.Sağlık ve sağlık ürünleri dikkat,titizlik,kalite,profesyonellik ister.Sağlık şakaya gelmez.evet sağlık şakaya gelmez diye uyarıyorum çünkü özellikle reçetesiz satılan,tedaviye yönelik olmayan bitkisel destek ürünlerinin üretim ve pazarlamasında rol alan amatör firmalar tehlike ve sorun teşkil etmekte!Sağlığı hiçe sayan bu gidişata rağbet etmemek gerek ama kişilerin beklentileri ve zayıf noktaları kullanılıyor adeta..Kaliteli ve hijyenik olmayan denetimsiz üretim şartlarında üretim yapıp veya yaptırıp,bünyesinde ne bir eczacı ne bir hekim ne bir kimyager barındırmayan kendilerini bir profesyonelmiş gibi yansıtan ancak profesyonelliğin yanından geçmeyen,insan sağlığını değil sadece ve sadece parayı düşünen,sağlık hizmeti veriyormuş gibi görünen ancak sağlığı tehlikeye sokan,kendilerini xxx bitkisel,xxxxx ilaç diye adlandıran,amatörlerden ve ürünlerinden uzak durulmalı!Yoksa hem cebinizden paranız hemde bünyenizden sağlığınız gidebilir!Üretimi ya merdiven altı yada uzak doğu olan,kaliteden uzak,insan sağlığı için tek bir faydası bile olmayan aldatmacalar!!!Süslü cümlelerle işlenen yağları yakar,doğal,kilo verdirir,kolesterolü düşürür,kan şekerini dengeler diye başlayıp faydaları saymakla bitirilemeyen
bu tehlikeli ürün ve firmaları nasıl teşhis edebiliriz?
Öncelikle eczacı,hekim,diyetisyen üçlüsünden en az birinin fikrini almaya çalışalım.Sağlık bakanlığı onayı arayalım!Üretim yapılan yerin kalite standartlarına uygun olup olmadığını araştıralım.Kurumsal ve profesyonel bir firmamı,bünyesinde eczacı ve/veya doktor barındırıyormu öğrenelim!Bu saydığım özellikleri taşıyorsa kendimizi güvende hissedebiliriz.Ama sağlık profesyoneli değilse,tezgahtar ve pazarlamacı ile yola başlayıp üreti merdiven altı ve/veya uzak doğu falan ise 1 defa değil 1000 defa düşünün.aldanmayın,aldatılmayın!

Sıfatı,yetkisi,tecrubesi olmayıp sağlığı hiçe sayan firmalardan uzak durmak o kadarda zor değil aslında!Ülkemizde bu sektörde faliyet gösterip gerçekten önce insan sağlığını düşünen,profesyonel anlamda üretim yapan,tecrübeli,işin ehli kişi ve firmalarda var.Önce sağlık deyip insanlara faydalı olabilmeyi amaç edinen firma olarak mikro-gen ilacı ,zayıflama ürünü olarakta activin-t ve exodex i hatırlatmak isterim.Bu ürünler insan sağlığının yararı üşünülüp üretilmiş kaliteli ve sağlık bakanlığı onayları bulunmaktadır.zayıflamak isterken kendini ve parasını kullandırmak istemeyen kişiler umarım bu yazımızı dikkatle okur!

ürün ve firma bilgilerine ulaşmak isteyenler için;
www.exodex.net
www.activin-t.com
www.mikro-gen.com

Bitkisel sağlık ürünleri-diyet ve zayıflama ilaçları

Değinilmesi gereken tek çarpıklık olan konu bumu?Hayır,tabiki yalnızca bu değil ancak sağlık ve ilaç sektöründe çalışan biri olarak beni en derinden etkileyen konu bu ve bu yüzden değinmek istedim.Sağlık ve sağlık ürünleri dikkat,titizlik,kalite,profesyonellik ister.Sağlık şakaya gelmez.evet sağlık şakaya gelmez diye uyarıyorum çünkü özellikle reçetesiz satılan,tedaviye yönelik olmayan bitkisel destek ürünlerinin üretim ve pazarlamasında rol alan amatör firmalar tehlike ve sorun teşkil etmekte!Sağlığı hiçe sayan bu gidişata rağbet etmemek gerek ama kişilerin beklentileri ve zayıf noktaları kullanılıyor adeta..Kaliteli ve hijyenik olmayan denetimsiz üretim şartlarında üretim yapıp veya yaptırıp,bünyesinde ne bir eczacı ne bir hekim ne bir kimyager barındırmayan kendilerini bir profesyonelmiş gibi yansıtan ancak profesyonelliğin yanından geçmeyen,insan sağlığını değil sadece ve sadece parayı düşünen,sağlık hizmeti veriyormuş gibi görünen ancak sağlığı tehlikeye sokan,kendilerini xxx bitkisel,xxxxx ilaç diye adlandıran,amatörlerden ve ürünlerinden uzak durulmalı!Yoksa hem cebinizden paranız hemde bünyenizden sağlığınız gidebilir!Üretimi ya merdiven altı yada uzak doğu olan,kaliteden uzak,insan sağlığı için tek bir faydası bile olmayan aldatmacalar!!!Süslü cümlelerle işlenen yağları yakar,doğal,kilo verdirir,kolesterolü düşürür,kan şekerini dengeler diye başlayıp faydaları saymakla bitirilemeyen
bu tehlikeli ürün ve firmaları nasıl teşhis edebiliriz?
Öncelikle eczacı,hekim,diyetisyen üçlüsünden en az birinin fikrini almaya çalışalım.Sağlık bakanlığı onayı arayalım!Üretim yapılan yerin kalite standartlarına uygun olup olmadığını araştıralım.Kurumsal ve profesyonel bir firmamı,bünyesinde eczacı ve/veya doktor barındırıyormu öğrenelim!Bu saydığım özellikleri taşıyorsa kendimizi güvende hissedebiliriz.Ama sağlık profesyoneli değilse,tezgahtar ve pazarlamacı ile yola başlayıp üreti merdiven altı ve/veya uzak doğu falan ise 1 defa değil 1000 defa düşünün.aldanmayın,aldatılmayın!

Sıfatı,yetkisi,tecrubesi olmayıp sağlığı hiçe sayan firmalardan uzak durmak o kadarda zor değil aslında!Ülkemizde bu sektörde faliyet gösterip gerçekten önce insan sağlığını düşünen,profesyonel anlamda üretim yapan,tecrübeli,işin ehli kişi ve firmalarda var.Önce sağlık deyip insanlara faydalı olabilmeyi amaç edinen firma olarak mikro-gen ilacı ,zayıflama ürünü olarakta activin-t ve exodex i hatırlatmak isterim.Bu ürünler insan sağlığının yararı üşünülüp üretilmiş kaliteli ve sağlık bakanlığı onayları bulunmaktadır.zayıflamak isterken kendini ve parasını kullandırmak istemeyen kişiler umarım bu yazımızı dikkatle okur!

ürün ve firma bilgilerine ulaşmak isteyenler için;
www.exodex.net
www.activin-t.com
www.mikro-gen.com

29 Ekim 2009

şişmanlık obezite kilo problemi zayıflama

Kategori: Zayıflama, diyet — Etiketler:, , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 15:41

Gunumuzde en buyuk sağlık problemlerinin başında obeziteşişmanlik gelmekte. Insanlar bu sorunlarını halledebilmek icin bir cok alternatiften yararlaniyor. Gunumuzde fazla kilosu bulunan kisi sayisi yuzde kirklara yaklasmis durumda.

Şişmanlık insanlari hem sağlık hem de psikolojik olarak etkilemekte. Kilo fazlasi ayrica goruntu olarakta bizleri mutlu etmemekte. Şişmanlık sonucunda vucudu ile küsen kisiler hem gorunuslerinden sikayetci olmakta hem de zayıflamak adina rejimlere baslayip basarisiz olduklarinda vucutlari daha fazla deforme olmakta.

Kilolu olmak sağlık olarak insani gercekten olumsuz etkilemekte. Ilk akla gelen sorunlari kalp, tansiyon, seker, kolestrol olarak siralayabiliriz. Unutmamamiz gereken sismanligin gercekten onemli ve buyuk bir tehlike oldugudur.

Iste bu yuzden zayıflama uzerine bir cok urun uretilmis ve uretilmektedir. Hepsinin ortak dusuncesi kilo verdirmek olsada her urunde ayni etkiyi bulmak kesinlikle soz konusu degildir.

12 Ekim 2009

Zayıflama ürünlerine dikkat Doktor Özgür Göknel Uyarıyor

Farmakognozi ve Fitoterapi Derneği üyesi Dr. Özgür Göknel, vitamin, mineral ya da vücut geliştirici ürünler haricinde, şişmanlık gibi herhangi bir sorunun giderilmesi için kullanılacak bitkisel ürünlerde de Sağlık Bakanlığının izninin aranması gerektiğini söyledi.

Göknel, Türkiye’de bitkisel ürünlere, vitamin ve mineral içeren tablet, kapsül ya da toz karışımlara Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının ruhsat, izin ya da satış izni verdiğini hatırlattı.
Bu ürünlerin, faydalı olduğu düşünülen ürünler olduğunu ifade eden Göknel, tüketicilerin bu ürünleri, içeriklerini okuyarak, çeşitli bilgi kaynaklarından vücuttaki pozitif etkilerini araştırarak, ya da doktor, eczacı ve diyetisyen gibi bir sağlık profesyoneline danışarak kullanabileceğini ifade
etti.

VÜCUTTAKİ DOKU KAYBI

Göknel, zayıflama tabletlerinin günümüzde çok fazla suistimal edildiğini belirtti.

İthalat yapan pek çok firmanın, birtakım bitkisel gıda takviyelerini, “zayıflatır” sloganı ile ya da bunu net bir şekilde ifade edemese de “kilo kaybı sağlar” gibi cümlelerle pazarladığına dikkati çeken Göknel, “Vitamin mineral ya da vücut geliştirici ürünler haricinde, şişmanlık gibi herhangi bir sorunun giderilmesi için kullanılacak bitkisel ürünlerde Sağlık Bakanlığının izni aranmalıdır” dedi.

Göknel, şu bilgileri verdi:
“Zayıflama, vücuttaki doku kaybıdır. Herhangi bir metotla vücuttan 4–6 kiloluk bir kitlenin uzaklaştırılması, cerrahi operasyon kadar önemlidir. Plastik cerrahların son derece titiz çalıştığı yağ aldırma operasyonlarında, 4–8 kilogramlık yağ kitlesi alınmakta, bu operasyonun öncesinde ve sonrasında kişi yakından takip edilmektedir. Bu kadar önemli bir doku kaybı oluşturulurken, bu sırada kullanılan ürünün hiçbir ciddi incelemeden geçirilmemiş olması, vücut için son derece sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Ancak gıda takviyeleri, düşünüldüğü şekilde kilo kaybı oluşturamazlar. Eğer böyle bir kayıp sağlıyorlarsa, o zaman o kayıp böbreklerden, karaciğerden ya da diğer önemli organlardan da olabilir. Bunun olmayacağını kimse garanti edemez.”

TÜRKİYE’DEKİ ZAYIFLAMA TABLETLERİ

Göknel, Türkiye’de birkaç tane Sağlık Bakanlığı onaylı obezite ve obeziteye bağlı ortaya çıkan metabolik sendrom tedavisinde kullanılacak ya da doğrudan zayıflatan bitkisel preparatın bulunduğunu belirtti.

Bu preparatların, Sağlık Bakanlığı onaylı kullanım kılavuzlarında ne için kullanıldığının net bir şekilde yazdığını anlatan Göknel, sentetik kimyasalları içeren zayıflama haplarının ise çok yakın doktor kontrolü dışında kullanılmasının yasak olduğunu vurguladı.

Bu nedenle doktora muayene olmadan bu ilaçların kullanılmasının ve reçetesiz satılmasının yasak olduğunu belirten Göknel, “Ancak bu yasağa kimse uymamaktadır” dedi.

mikro-gen.com dan faydalanılmıştır.

18 Ağustos 2009

İştah azaltan bitkiler

Sağlıklı kilo vermek isteyenler, iştah azaltan ve yağ yakımını hızlandıran bu bitkileri tercih ediyorlar…

  • At kuyruğu bitkisi idrar sökücü özelliğiyle biliniyor. Yağ dokularını eritmeye yardım eden bitki, yaraların iyileşmesine de yardımcı oluyor. Fakat tüm idrar söktürücü bitkilerde olduğu gibi fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir.
  • Maydanoz, metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem.
  • Adaçayı, zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor. Çay ve yemeklerde baharat olarak da kullanılabiliyor.
  • Fesleğen, vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor. Üstelik, içindeki eter yağların moral yükseltici etkisi bulunuyor.
  • Kekik, sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikayet edenlere zindelik veriyor.
  • Civanperçemi, tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.
  • Biberiye, sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.
  • Tere, vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemek gerekir. Ayrıca içinde birçok vitamin barındırır.
  • Sinameki, kalın bağırsakta suyun emilmesini önleyerek müshil görevi yapar. Uzun süreli kullanımlarda bağırsaklarda yan etkilere yol açacağından idrar söktürücü özelliği bulunan rezene ve nane gibi bitkilerle desteklenmesi gerekiyor.
  • Balık otu, bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.

Yoğurdun bölgesel zayıflamadaki başarısı

Yağsız yoğurt tüketen insanlarda vücuttaki yağların yüzde 61, göbek bölgesindeki yağlarınsa yüzde 81 oranında azaldığı saptandı

Kilo sorunu bulunanlara sütlü besinlerden uzak durmalarını salık verdiklerini belirten uzmanlar, yeni araştırmaların, yağsız yoğurdu bu kısıtlamanın dışında bıraktığını açıkladı.

Tennesee Üniversitesi’nde, diyet uygulayan 34 denek üzerinde 12 hafta süren araştırmada, yağsız yoğurt tüketen ve kilo sorunu bulunan deneklerin, düşük kalsiyum diyeti uygulayan deneklere göre, yüzde 22 daha fazla kilo verdiği gözlendi. Bu deneklerde, vücuttaki yağların yüzde 61, göbek bölgesindeki yağlarınsa yüzde 81 oranında azaldığı belirlendi.

Yağsız yoğurt diyeti uygulanan deneklere, günde üç kez bin 100 miligram kalsiyum içeren yoğurt verildi. Diğer diyet grubunaysa 500 miligram kalsiyum içeren farklı bir diyet uygulandı.

Tüm denekler, günlük normal kalori alımından 500 kalori daha az tüketti.

Yağsız yoğurt diyeti uygulanan deneklerde, kaslardaki yağların azaldığı belirlendi. Kasların kalori yakılmasında önemli rol oynadığına değinen uzmanlar, bazı diyet programlarında kilo vermek isteyenlerde kas kaybının da meydana gelebildiğini belirtiyor. Yağsız yoğurt diyetinde, vücuttaki kasların da dengelenebildiği saptandı.

GÖBEKTEKİ YAĞLAR KALP, ŞEKER, İNME VE KANSER NEDENİ

Göbekteki yağların genellikle erkeklerde çeşitli hastalıkların risk faktörü olduğu, yağsız yoğurt diyetinin göbekteki yağların yüzde 81′ini eriterek, hastalık risklerini de elimine edebildiği gözlendi.

Göbekteki yağların, kalp, şeker ve inme riskini körüklediği, bazı kanser risklerini yükselttiği biliniyor.

Düşük kalsiyum diyeti uygulayanlara göre, yağsız yoğurt diyeti uygulayanlarda bel kısmının, iki buçuk santim incelebildiği kaydedildi.

Yeterli oranda kalsiyum tüketmenin, vücuttaki yağların çözülmesini sağladığı, vücutta yeni yağ birikmesini önleyebildiği belirlendi.

Yağsız yoğurt temelli kalsiyum diyeti uygulayanlarda kemik yoğunluğu da normal seyrini koruyabiliyor.

Günde üç kez her seferinde 180 gram yağsız yoğurt tüketenlerin, üç servis yağsız yoğurttan sadece 300 kalori aldığı biliniyor.

Zayıflama uğruna aç kalmayın

Kategori: Zayıflama — Etiketler:, , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 21:34
Bu tarz girişimler son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Vücudunuz iki günden fazla aç kaldığında, karbonhidrat ve protein gibi en temel ihtiyaçlarını kaslardan karşılamaya kalkacaktır. Ayrıca büyük su kaybına da rastlanır. Bunun sonucu olarak da baş ağrısı, baş dönmesi, sıkıntı gibi olumsuz belirtiler görülebilir. Aç kalınan süre arttıkça, oluşması muhtemel tehlikeler de daha ciddi boyutlar kazanacaktır.

Formda kalmak için yapıması gerekenler

Kategori: Zayıflama — Etiketler:, , , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 21:31
Dünya Sağlık Örgütü’nün, yüzyılın ”patlama derecesinde hızla yayılan ve tedavi edilmesi zorunlu bir hastalık” olarak benimsediği şişmanlığı önlemek amacıyla, yemek yeme, alışveriş, aktivite ve yemek pişirmeyle ilgili bazı davranış değişiklikleri önerildi.
Ege Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Candeğer Yılmaz’ın önderliğinde Ege Obez Hasta Derneği tarafından, sağlıklı beslenmenin altın kuralları bir kitapta toplandı.
Beslenmenin, karın doyurmak veya istenilen şeyleri yemek değil, insanın sağlıklı olarak yaşayabilmesi için gerekli öğeleri vücuduna alması şeklinde tanımlandığı kitapta, özetle şu davranış biçimleri önerildi:
 
”Güne erken başlayın, 7-8 saatten fazla uyumayın, uyandıktan sonra yatakta kalmayın. Asansör yerine merdiven kullanın, hızlı tempoyla yürümeye çalışın. Haftanın 4-5 günü egzersiz yapın, pasif yerine aktif jimnastiği tercih edin.
Aktif ve hareketli kişilerle birlikte olmaya özen gösterin. Hafta sonları için aktif planlar yapın. Ayakta durmaya ve yürümeye daha fazla zaman ayırın. Bir şey getirip götürmek için çocuklarınızı kullanmayın. Her gün yarım saat daha az TV seyredin.”

”YEMEĞE KÜÇÜK, SALATAYA BÜYÜK TABAK”

 
Yemek yemeyle ilgili değiştirilmesi istenen davranış biçimleri sıralanırken da az ve sık yenilmesi, öğün atlanmaması önerildi. Acıkma duygusunun bastırılması için salatalık, domates, marul gibi düşük kalorili yiyeceklerin tercih edilmesi, her gün sebze ve meyve yemeye dikkat edilmesi, yemekler için küçük, yağsız salatalar için ise büyük tabak kullanılması da öneriler arasında yer aldı.
 
Öğünlerde gazete-kitap okuma, TV seyretme gibi aktivitelerin yapılmaması gerektiği belirtilen kitapta, bol su içilmesi, açık büfelerden kaçınılması istendi, ”Mutfağa fazla zaman ayırmayın, işiniz bitince oradan çıkın” tavsiyesinde bulunuldu.
 
Özellikle kadınları ilgilendiren alışverişle ilgili önerilerinde ise ”Çarşıya, yemekten sonra, tok karnına çıkın, alışveriş listenizden fazlasını almayın, hazır yiyecekleri satın almayın, yanınızda fazla para bulundurmayın, yeme isteği uyandıran TV programları ve reklamları izlemeyin” denildi.
 
Ayrıca etli-kıymalı yemeklere yağ konulmaması, kızartma-kavurma ve sostan kaçınılması ve evde tatlı yapılmaması önerileri de şişmanlamayı önleyici davranış değişiklikleri olarak sıralandı.

Light gıdalar kilo vermeyi zorlaştırırmı

Kategori: Zayıflama — Etiketler:, , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 21:26
Bisküviden, süte, etten pirince kadar ”light”ı üretilen gıdaların tüketimi giderek artarken, uzmanlar bu ürünlere bağlı olarak gelişebilecek ”oburluğa” karşı uyarıyor

Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sibel Karakaya, bugün Türkiye’de erkeklerin yüzde 25, kadınların ise yüzde 30′undan fazlasının tansiyon, damar sertliği, kalp hastalıkları, kanser gibi ciddi hastalıklara yol açan kilo fazlalığı sorununu yaşadığını söyledi.

Bu nedenle son yıllarda diyet sektörünün inanılmaz büyüme gösterdiğini vurgulayan Karakaya, kilolarından kurtulmak isteyenlerin doktorlara, diyet uzmanlarına ve spor salonlarına akın ettiğini ve kilo aldırmayacağına inandıkları ”light” ürünleri adeta hayatlarının bir parçası haline getirdiğini kaydetti.

Karakaya, gösterilen yoğun talep nedeniyle light ürünlerin gıda ve diyet sektöründe önemli bir paya sahip olamaya başladığını ifade ederek, şunları söyledi:

”Normal bir gıda, enerjisi yüzde 25 oranında azaltılırsa light oluyor. Yani bu 4 birim gıda yerine 3 birim tüketmek anlamına geliyor. Bugün milyon dolarlarca bir pazar oluşan light ürün sektöründe bisküvi, süt, peynir, yoğurt, et ürünleri, pirinç, tuz, pasta, içecekler, tatlı gibi çok sayıda gıdanın light çeşidi tüketilmeye başlandı. Bu pazarda en başta gelen ürünü ise tüketimi kolay olan light bisküviler oluşturuyor. (Şişmanlatmıyor) diye en çok ilgiyi bisküvi görüyor.”

Light ürün tüketilmesinin sağlık açısından çok fazla bir sakıncasının bulunmadığını, ancak beslenme alışkanlıklarının bozulması durumunda olumsuz sonuçların ortaya çıkabileceğini ifade eden Karakaya, giderek artan light gıda tüketimine karşı uyardı.

LİGHT, DAHA FAZLA MI YEDİRİYOR?
Öncelikle light gıdaların insülin direncini azalttığı için yeme isteğini daha fazla artırdığı yolunda iddiaların bulunduğunu ve bunların araştırıldığını dile getiren Karakaya, şöyle devam etti:

”Bu ciddi bir iddia… Çünkü, kişide bir beslenme bozukluğu ortaya çıkarabilir. Öte yandan light gıdaların kilo aldırmadığı konusu ne kadar yenildiği ile ilgili. Sonuçta 4 birim tüketen kişi, aynı yeme düzeninde light gıdalar ile bunu 3 birime düşürüyor. Light gıda fazla tüketilirse bir anlamı da kalmıyor. Normal şartlarda kişi, tükettiği gıdaları azaltmış olsa da kilolarından uzun vadede kurtulabilir. Light gıda tüketilmeden de beslenmenin düzene sokulması ve spor ile fazla kilolar atılabilir.”

DAHA FAZLA KİLO YAPMASIN
Zayıflamak için alınan light ürünlerin bazı vatandaşlar tarafından bilinçsiz bir şekilde fazlaca tüketilebildiğini vurgulayan Karakaya, ”(Nasıl olsa şişmanlatmıyor) düşüncesi obur yapabilir. Kişi, az enerji verdiği için sürekli light ürün tüketip, beslenme alışkanlığını bozabilir. Bu da oburluğu ve daha fazla kiloyu beraberinden getirebilir” dedi.

Karakaya, bu yüzden beslenmede önemli bir yer tutan light ürünlerin tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, light ürünlerle beslenirken meyve-sebzeden vazgeçilmemesinin sağlık açısından iyi olacağını sözlerine ekledi.

Eski Yazılar »

WordPress'in desteğiyle.