
11 Ocak 2010
11 Aralık 2009
Açlık rejimleri
Açlık rejimleri
İnsanoğlunun kilo almasını açıklayan sade bir denklem vardır. Bu denkleme göre, alınan kalori miktarı harcanan kalori miktarından fazla olduğunda, kilo alma olasılığımız artmaktadır. Demek ki, kilo almak istemiyorsak, girdi ile çıktıyı dengelemeye çalışmalıyız. Ne kadar spor yapıyorsak ve hareketliysek, harcanan kalori, yani çıktı, o denli artar. Kalori girdisi ise yediklerimiz ve içtiklerimizle elde edilmelidir. O halde, en mantıklı kalori girdisini en düşük düzeyde tutmak değil midir?
Tanrı’ya şükür ki hayır. “Başarılı sonuç elde etmek özveri gerektirir; dolayısıyla, ince olmak için bütün gün aç kalmak şarttır.” Diye düşünenler büyük bir olasılıkla yanılıyorlar.
Bütün gün neredeyse hiçbir şey yemeyip, akşamları da sadece sebze, meyve yiyerek rejim yaptıysanız, herhalde ilk ay çok kilo vermişinizdir. Bu hızlı kilo verme dönemi ne yazık ki kısa bir süre içerisinde sona erebilir.
Bu durumu, hızlı bir yokuşu koşarak indikten sonra uçsuz bucaksız bir düzlüğe varmaya benzetebiliriz. Diyelim ki, düzlüğün sonunda yeni bir yokuş inip, deniz kenarına ulaşacaksınız. Ancak düzlük yürü yürü bitmez. İkinci yokuşa varmak için epey zorlanırsınız. Bu çabanızın sonucunda stres, yorgunluk ve ümitsizlik baş göstermeye başlar veya tam tersi, uğraşmaya değmez diye düşünüp geri dönebilirsiniz. Açlık rejimini buna benzetebiliriz.
Bu tür rejimleri üzerinde incelemeler yapmış olan bir araştırmacının varmış olduğu sonuca göre, ilk ay yüksek miktarda kilo verildiği halde, rejime devam ettikçe kilo kaybı çok yavaşlar. Bu sonuç da rejimi uygulamakta olan kişilerde stres, çaresizlik ve düş kırıklığı yaratmaktadır. “Hiçbir şey yemediğim halde kilo veremiyorsam, başka nasıl verebilirim ki” gibi düşünceler kişiyi yıpratmaya başlar. Bu tür bir rejime uzun süre sadık kalınmışsa, rejim yapan kişinin, kilo vermiş olmasına rağmen tombul, sarkık ve biçimsiz görünme olasılığı yüksektir. Uzun vadeli ve spor eşliğinde yapılan bir rejimin sağladığı dış görünüşü “açlık rejimi” ile kısa vadede elde etmek olanaklı değildir.”
Aslında, bu tür açlık rejimlerinin sağlık üzerindeki etkileri de hiç iç açıcı değildir. Birçok doktor, uzun süre aç kalarak yaşamanın zararlarına dikkat çekerek, bu tür rejim yapmak isteyen kişileri uyarmışlardır. Bu konuda yapılan çalışmalara göre, açlık rejimleri sırasında kalp atışları yavaşlamakta ve metabolizma altüst olmaktadır. Bilinçsizce yapılan açlık rejimlerinde, kilo verilirken sadece yağ değil, aynı zamanda kalp, böbrek, cilt ve kaslarda bulunan proteinlerden de kaybedilmektedir. Kas gücü de azalmaktadır. Böylece bünye tam bir kısırdöngü içine girmektedir. Sağlığın bozulması riski yetmiyormuş gibi, yeterli enerji kalmadığından hareketler de yavaşlayacağı için normalden daha az kalori yakılması söz konusudur. Daha az kalori yakmak ise kilo kaybetmeyi zorlaştıran başlıca etkenlerden birisi olduğuna göre, rejim, istenilenin tam tersi sonuç vermiş olacaktır.
Yüksek protein-düşük karbonhidrat diyeti
Yüksek protein-düşük karbonhidrat diyeti
Yüksek proteinli ve düşük karbonhidratlı besinleri yiyerek rejim yapan kişilerin sayısı oldukça fazladır. Türkiye de dahil olmak üzere, pek çok ülkede, kendilerine hızlı sonuç verebilecek bir rejim arayan kişilerin kahramanı, yıllar boyunca “Scarsdale” idi.(31) Bu rejimde, her sabah yarım greyfurt; öğlen ve akşam yemeklerinde ise istenilen miktarda yağsız et, tavuk, balık ile birlikte bir veya iki çeşit sebze vardır. Meyveye yalnızca bazı öğünlerde izin verilmektedir. Sebze ve meyve dışındaki karbonhidratlar tümüyle yasaklanmıştır. Bu rejimi uygulamakta olan kişiler gayet hızlı kilo verebiliyorlardı. Ancak, sorun rejim sona erdikten sonra başlıyordu. Peki kişi kendi yeme alışkanlıklarına dönünce ne oluyordu? Vermiş olduğu kiloları geri alma olasılığı yüksek miydi?
Bilimsel kanı, haftada 1-1.5 kilodan fazla kilo verildiği taktirde, kilo kaybının çok uzun vadeli olmayacağıdır. Daha önce de belirttiğimiz gibi, vücuttan atmakta olduğumuz fazlalıkların yağ yerine su olma olasılığı oldukça yüksektir. Yüksek protein rejimlerinde, özellikle ilk etapta, verilen kilonun büyük çoğunluğunun su olduğunu kanıtlamak isteyen bir doktor, karşılaştırmalı bir araştırma yapmıştır. Yüksek protein/düşük karbonhidrat rejimini uygulayan bir grup insana günde 1500 kalori verilmiştir.Aynı Yiyeceklerden miktar olarak biraz fazla verilen ikinci gruptaki kişilerin hepsi aynı miktarda kilo kaybetmişlerdir. Bir grubun, diğerinden 500 kalori daha fazla aldığı halde aynı miktarda kilo vermiş olması oldukça ilginçtir. Bu sonuç, aynı oranda su ve tuz kaybettiklerinin belirtisidir. Ancak, aşırı su kaybı zamanla azalacağı için, 1500 kalori alan kişiler uzun vadede daha fazla kilo vereceklerdir.(32)
Protein rejimleri uzun süre yapıldığı taktirde, yağ kaybı ile birlikte kas da kaybederiz. Birçok uzmana göre, kilo verme olayı yemeğin cinsinden dolayı değil, çok az kalori alındığı için gerçekleşir.
Protein rejimleri bol miktarda hayvan etine dayandıkları için kandaki kolesterol miktarını da artırmaktadır. Ayrıca, protein oranı yüksek olup da karbonhidrat oranı düşük olan bir diyette, fazla proteini sistemden atmaya çalışan böbrekler üzerine fazla yük bindiği gibi, vücutta, keton adı verilen maddeler de ortaya çıkabilmektedir.
Karbonhidratlı yiyecekleri tümüyle kesmek, veya sadece sebzeye indirgemek, bazı insanlarda kan şekerinin tehlikeli boyutlara düşmesine, bu da kişinin zihinsel yeteneklerinde bir yavaşlamaya, huzursuzluk ve yorgunluğa yol açabilir
17 Ağustos 2009
Sağlıklı beslenme başarılı diyet
Tek tip besinlerle yapılan diyetlerin çoğu en başta kilo kaybetmeyi sağlamakta fakat başlangıçtaki hızlı kilo kaybından sonra eskisinden daha çok kilo alınmasına neden olmaktadır. Bu nedenle diyet içerisinde, her besin grubunda bulunan besinleri dengeli bir şekilde dağıtılması gerekir
Zayıflama için diyet önerileri
Kilo kaybının iki evresi vardır.Günlük gıdanın ihtiyaçtan 500 kalori (kkal ) daha az alınması durumunda her hafta 0.2-0.45 Kg kilo kaybı olur.
Kilo kaybının iki evresi vardır. İlk evrede glikojen ve protein yıkımı ile birlikte belirgin sıvı kaybı olur.; 24-48 saat içinde glikojen depoları azalır ve ilgili sıvı atılmış olur. Bu evrede hızlı kilo kaybı olur; daha sonra 7-10 gün sonra ikinci evre başlar ve kilo kaybı azalır. Bu dönemde esas yağ dokusu kaybı oluşur.
06 Nisan 2009
Formula 7 – Ender Saraç Zayıflama Formülü Formula7

Formula 7 Ender Saraç zayıflama formulü
Formula 7 – Ender Saraç Zayıflama Formülü Satış sitesi
Formula 7 – Ender Saraç Zayıflama Formülü
Douglas Formula 7 60 kapsül
Kilo kontrolü fiziksel ve psikolojik sağlığımız için dikkat etmemiz gereken en temel unsurlardandır. Birçok hastalığın temelinde kilo düzensizlikleri temel rol oynamaktadır. Gelişen hayat tarzları beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve fiziksel aktivitenin azalması neticesiyle kilo kontrolü gittikçe zorlaşmaktadır. Kilo kontrolü için temel olarak beslenme düzeni ve spor vazgeçilmez unsurlardır. Bu unsurların yanı sıra çeşitli takviyelerle kilo kontrolü desteklenebilmektedir. Formula 7 kilo kontrolü konusunda uzun zamandır kullanılan doğal 7 etken maddenin dengeli bir bileşimidir.
Douglas Formula 7, metabolizmayı ve yağ yakımını hızlandıran,açlığın ve tatlı krizinin bastırılmasına, şeker seviyelerinin düzenlenmesine, daha iyi bir sindirime ve kilo kaybı sırasında yaşanan yorgunluk ve isteksizlik şikayetlerinin azaltılmasına yardımcı doğal ve güvenli bir destektir.
Formula 7 içerisindeki Tere tohumu, Funda Yaprağı, Zencefil, Yeşil Çay, Chromium GTF, Coenzyme Q10 ve L-Carnitine ile benzersiz bir formüle sahiptir. 7 etken maddenin bir arada tüketimi sinerjik etki göstererek kolay ve hızlı kilo vermeye yardımcı olur.
Formula 7 – Ender Saraç Zayıflama Formülü Satış sitesi
Formula 7 içerisindeki:
Tere Tohumu: Metabolizmayı canlandırır. Tiroidi tembel kişilerde daha verimli çalışmaya yardımcı olur.
Funda Yaprağı: Zayıflamaya ve yağların vücut tarafından daha iyi yakımına yardımcı olur. Açlığın bastırılmasında yardımcıdır.
Zencefil: Alınan besinlerin daha iyi sindirilmesine yardımcı olur. Bünyeyi kuvvetlendirir. Kilo verilirken enfeksiyonlara yakalanma riskini azalmaya yardımcıdır.
Yeşil Çay: Güçlü bir antioksidandır. Metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeyi yardımcı olur. Bağırsaktaki faydalı bakterileri artırarak sindirime yardımcı olur.
Krom GTF: Kromyumun, bazen glikoz tolerans faktörü (GTF) olarak adlandırılan biyolojik etken formu doğal olarak ortaya çıkar. Bu sebeple daha yüksek oranda fayda sağlar. İnsülin faaliyetinin etkisini arttırarak karbonhidrat, protein ve yağ metabolizması üzerinde etkili olan bir esansiyel eser mineral olarak genel kabul görmüştür. Pankreasın kan şekeri seviyesinin dengelenmesine yardımcıdır. Diyetlerde kan şekeri seviyelerinin düşmesine ve artmasına engel olur. Açlığın ve tatlı krizinin bastırılmasına yardımcı olur.
Formula 7 – Ender Saraç Zayıflama Formülü Satış sitesi
Co-Enzyme Q10: Zayıflarken sağlığı korumaya yardımcı güçlü bir antioksidandır. 21. yy.’ın en önemli şifalı maddelerinden biri olarak kabul edilir. Kalp damar sağlığını ve kansere karşı korumaya yardımcı olur. Enerji metabolizmasını canlandırarak kilo kaybı sırasında yaşanan halsizlik problemine karşı yardımcı olur.
L-Carnitine: Yağ asitlerini yakılmak üzere hücrelere taşır. Vücutta depolanmış yağların yakımını hızlandırır ve kasların performansını artırır. Özelikle diyetle beraber yapılacak egzersizden daha iyi sonuç almaya yardımcı olur. Eksikliğinde vücutta yap yakımı ve enerji üretimi azalacaktır.