
11 Ocak 2010
12 Aralık 2009
Diyetin uzun vadeli olmasının önemi
| Diyetin uzun vadeli olmasının önemi |
| “Kilo vermeyi amaçlarken kısa vadeli mi yoksa uzun vadeli mi plan yaparsınız?” Çoğumuz bu soruya “tabii ki uzun vadeli” yanıtını veririz. Halbuki düşünecek olursak, bir ay rejim yaparak 5-6 kilo vermeyi amaçladığımız, veya bir düğüne gideceğimiz için üç hafta aç kalmayı planladığımız çok olmuştur. Ne yazık ki, bu kadar kısa sürede verilmiş olan kiloları genellikle kısa sürede geri almaya başlarız. Diğer bir deyişle, kısa süre içerisinde çok kilo verdiren rejimlerin, uzun vadede başarı oranları oldukça düşüktür. Amerika’da, kısa vadeli rejimler ile kilo veren her yüz kişiden yaklaşık 95’i, bir yıl içerisinde vermiş oldukları kiloları yeniden geri almaktadır.(28) Böylece kilo sorunu gündemden inmediği için de, piyasaya sürekli kolay başarı vaatlerinde bulunan yeni yeni rejimler çıkmaktadır. Çoğumuzun yakın çevresinde sürekli rejimde bulunan kişiler bulunur. Bu kişiler her sohbette kilolarından, uygulamakta oldukları rejimin başarısı veya başarısızlığından ayrıntılı bir şekilde söz etmekten kendilerini alamazlar. Bu tipoloji yakından tanıdığınız birisini anımsatıyor mu? Peki, sizin de kilonuz sık sık değişime uğruyor mu? Vermiş olduğunuz kiloları, rejimden sonra geri almaya başladığınız hiç olmuş mudur? Yanıtınızın “evet” olması çok doğal. Herhalde binlerce kişi bu sorunla boğuşuyor. Amerika’da bilim adamları ve araştırmacılar, on binlerce kişi tarafından uygulanmakta olan çeşitli rejimlerin başarısızlıkla sonuçlanmasındaki nedenleri araştırdıklarında görülmüştür ki bu rejimlerin ortak yönü, kısa vadede çok kilo verdireceklerini vaat etmeleridir. Bir doktor, bazı hastaların günde 700 kalori aldıkları halde çok zor kilo verdiklerini gözlemiş; bunun üzerine kilo vermeye çalışan bazı hastaların diğerlerine oranla neden daha zor kilo verdiklerini araştırmaya başladığında, sık sık rejim yapıp kilo veren hastaların her yeni rejime girdiklerinde, vücutlarının direndiğini, dolayısıyla önceki rejimlere oranla daha yavaş kilo verdiklerini saptamıştır. Bilim adamları bu verileri göz önünde bulundurarak, birbirini izleyen kilo alıp verme dönemlerinde vücudun tepkisini anlamak için laboratuar hayvanları üzerinde deney yapmışlardır. Deney hayvanlarına, önce bol yağlı besinler vererek kilo almalarını sağlamış; sonra eski kilolarına indirmişler; aynı işlemler ikinci kez tekrarlanmış. Amaç birbirini izleyen kilo alıp-verme dönemlerinde vücudun tepkisini ölçmek. Elde edilen sonuçlar oldukça ilgin. Kobaylar ilk kez rejime sokulduklarında, 21 gün içerisinde kilo vermişler; ikinci kez kilo aldıktan sonra ise, yeniden rejime başlatıldıklarında, aynı miktarda yedikleri halde, aynı kiloyu geri vermeleri tam 46 gün sürmüş. Kilo verme çabaları %100 zorlaşmış çünkü metabolizmanın çalışma hızının yavaşladığı görülmüş. Diğer bir deyişle, kilo alma ikinci kez de daha kolaylaşmış; ilk rejim sonrasında 45 gün içerisinde almış oldukları kiloyu ikinci rejim sonrasında sadece 14 gün içerisinde almışlar.(29) Sık sık kilo alıp-veren bir kişinin vücudu kilo vermeye karşı direnmektedir. Vücut rejimle ilk kez karşı karşıya kaldığında, hazırlıksız yakalanmış oluyor ve metabolizma yavaşlayana kadar kilo kaybı çok hızlı gerçekleşiyor. Zamanla vücudumuzun metabolizması yavaşlamakta ve yağ depolayıcı enzimler neredeyse iki katına çıkabilmektedir. Böylece daha az yememize karşın hem daha zor kalori yakmaya, hem de daha çok yağ depolamaya başlarız. Peki sık sık rejime giren bir kişinin metabolizması neden yavaşlar? Rejim yaparken bünye “açlık”tan dolayı düşük kalori aldığımızı sanır. Rejim sona erdiğinde eski yeme alışkanlıklarımıza dönecek olsak dahi,vücudumuz beklenmedik bir açlık döneminden bizi koruyabilmek amacıyla metabolizmasını yavaşlatır ve almış olduğumuz bütün kalorilerin değerlendirilmesine özen göstererek olası bir açlığa karşı önlem almaya başlar.Tabii bunu da, yediklerimizi eskisine oranla daha az kullanarak ve bol bol yağ depolayarak gerçekleştirir. Metabolizmanın kilo vermedeki rolünü saptamak amacı ile MAYO Kliniği ve George Washington Tıp Merkezi’nde çok sayıda hasta incelenmiştir. Hastalar arasında, “kronik” rejim yapanlar bulunmaktadır. Söz konusu kişiler, günde en fazla 800 kalori alarak beslendikleri halde pek başarılı sonuçlar elde edememişlerdir.(30) Demek ki, sık sık rejim yapan kişiler, minimum kalori alıyor olsalar bile, kilo vermekte zorlanmaktadırlar. Araştırma sonucu şöyle bir değerlendirme ortaya çıkmıştır: Hastalar, kilo verebilmek için mümkün olduğunca az kalori almaları gerektiğine inanıyorlardı; halbuki, metabolizmalarının normal dengesine dönebilmesi için almakta oldukları kalori miktarını yükseltmeleri gerekmekteydi. Tabii bu, “bol bol yeselerdi kilo verirlerdi” diye yorumlanmalıdır! Bilimsel çevreler, rejim yaparken günde 1000-1200 kalorinin altına düşülmemesini önermektedirler. |
| Kaynak: www.saglikvakfi.org.tr |
11 Aralık 2009
Doğru kilo verme nasıl olmalı
Doğru kilo verme nasıl olmalı?
Bu sorunun yanıtı dolaylı olarak beraberinde bir başka soruyu getirmektedir: Kilo vermek istememizdeki amaç nedir? Yanıtınız “yaşam boyu sağlıklı ve ince kalabilmek” ise, o zaman kilo vermenin en mantıklı yolu insanı aç bırakan, günde 800 kaloriyi aşmayan, protein rejimleri gibi tek bir besin grubunu yücelten veya muz ile süt rejimleri gibi hafif rejimlerden uzak durmaktır. Çözüm, yaşam boyu az miktarda yemek de değildir. Az yedikçe, vücut daha “ekonomik” çalışarak, metabolizmasını en az düzeyde yaşama koşullarına uydurur. Dolayısıyla, ne kadar az yemeye alışırsak, yeme gereksinmemizde o denli azalır. Özetle, amaçlanan, metabolizmanın çalışma hızını ve yağ hücrelerini depolayan enzimlerin düzenini alt üst etmeden kilo vermektir.
Yaşam boyu ideal kiloda kalabilmek ve bu sayede kilolu olmanın yol açtığı sağlık sorunlarını en aza indirmek için yeme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerekmektedir. Çoğu kişinin, kilolu almaya yol açan pek çok alışkanlığı vardır. Bu söz konusu alışkanlıkların değişmesi için, önce bunların tanımlanabilmesi gerekir. Daha sonra ise istek, irade ve sabır, önkoşullar arasında sayılabilir.
04 Aralık 2009
18 Ağustos 2009
İştah azaltan bitkiler
Sağlıklı kilo vermek isteyenler, iştah azaltan ve yağ yakımını hızlandıran bu bitkileri tercih ediyorlar…
- At kuyruğu bitkisi idrar sökücü özelliğiyle biliniyor. Yağ dokularını eritmeye yardım eden bitki, yaraların iyileşmesine de yardımcı oluyor. Fakat tüm idrar söktürücü bitkilerde olduğu gibi fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir.
- Maydanoz, metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem.
- Adaçayı, zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor. Çay ve yemeklerde baharat olarak da kullanılabiliyor.
- Fesleğen, vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor. Üstelik, içindeki eter yağların moral yükseltici etkisi bulunuyor.
- Kekik, sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikayet edenlere zindelik veriyor.
- Civanperçemi, tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.
- Biberiye, sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.
- Tere, vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemek gerekir. Ayrıca içinde birçok vitamin barındırır.
- Sinameki, kalın bağırsakta suyun emilmesini önleyerek müshil görevi yapar. Uzun süreli kullanımlarda bağırsaklarda yan etkilere yol açacağından idrar söktürücü özelliği bulunan rezene ve nane gibi bitkilerle desteklenmesi gerekiyor.
- Balık otu, bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.
Hatalı yapılan diyet kilo aldırıyor
“İnsanlar neden kilo vermekte bu kadar zorlanıyorlar?” sorusunun cevabını araştıran uzmanlar, bakın diyetle ilgili doğru bildiğimiz yanlışlar hakkında neler buldu:
Diyetinizden yağı çıkarmanız zayıflatır hatası
Yanlış: Tabii ki, tahıl meyve, sebze gibi yağ
açısından düşük gıdaları yediğinizde kilo vermeniz kolaylaşır fakat yağ açısından ekmek gibi düşük karbonhidratlı gıdaları bol tükettiğinizde, sadece yağı kesmeniz kilo vermenizi kolaylaştır-maz. Yağsız bile olsa hamur işleri, ekmek gibi karbonhidratlı gıdalar kilo almanıza neden olur.
Haftada üç kez yarım saat egzersiz kilo verdirir yanlışı
Yanlış: Sadece spor yaparak kilo vermeniz mümkün değildir. Örneğin haftada 4 gün 30 dakika yürürseniz, toplam 600 kalori yakmış olursunuz. Bu da tartıda çeyrek kiloya denk gelir ve zaten siz günlük kalori alımınızda bundan fazlasını alıyor ve açığı kapatıyorsunuz. Ancak, sporla beraber yapılan diyet kilo vermenize katkıda bulunur.
Ekstra protein kas gelişiminize katkı sağlar hatası
Yanlış: Protein, kasların yapılanmasında ve gelişmesinde kan hücrelerinin yapılanmasında, hormon ve enzimlerin düzenlenmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde çok önemli rol oynar. Fakat aşırı protein vücutta yağ olarak depolanır. Kasları güçlendirmenin en iyi yolu, kas gelişimine yönelik spor yapmaktır.
Vitamin desteği kilo vermek için gereklidir yanlışı
17 Ağustos 2009
Bakanlık izni olmayan kaçak zayıflama ilaçları sağlığı tehdit ediyor
Kolay yoldan kusursuz vücut hatlarına sahip olmak isteyen kadın ve erkeklerin kullandığı zayıflama ilaçları sonu ölüme kadar varabilen birçok sağlık sorununa yol açıyor
Kilo veremeyenlere mucize vaad eden diyet ilaçları insanların hayatıyla oynuyor. Zayıflamakta güçlük çeken insanlara umut ışığı olarak gözüken zayıflama ilaçları ilk başta etkisini gösterse de zamanla tamir edilemez rahatsızlıklar bırakabiliyor. Birçok insanın açlık hissiyle başa çıkabilmek için tercih ettiği ilaçların başında gelen Lida isimli ilaç Türkiye’ye kaçak yollardan sokuluyor.
2 Türk Doktorun diyet ve zayıflama desteği Siyah üzüm ve yeşil çay mucizesi
Yeşil çay ve kafeinle metabolizmayı hızlandırıp yağları parçalayarak ayda 3 kilogram; siyah üzüm ve kromla da iştahı baskılayıp yağ emilimini azaltarak 2 kilogram vermek mümkün.
Kilo problemi olanlar, ailesinde kalp-damar hastalığı bulunanlar, kan lipitleri yüksek olanlar, kan şekeri düzensizlikleri olanlar, hızlı kilo alanlar, 3 beyaz (tuz, şeker, un) kısıtlaması önerilenler, sigara içenler, yeterli egzersiz (spor) yapmayan ya da yapamayanlar. Hayallerimiz yoksa gerçeğe mi dönüşüyor. Yıllardır verip verip tekrar alınan kilolardan tümüyle kurtulma şansımız mı doğuyor?
İki çılgın Türk doktor kafa kafaya verdi, dünyayı saran obezite çılgınlığına son verebilecek ilacı buldu.
Dr. Özgür Göknel ile Dr. Altuğ Barut’un kurduğu Mikro-Gen firmasında yürütülen çalışmalar sonuç verdi. ABD, Fransa, Almanya gibi birçok ülkede üniversitelerde yürütülen klinik araştırmalara göre yeşil çay ve kafeinden oluşan bitkisel karışım 3 aylık kullanım sonucunda aylık 3.2 kilogram, 3 ayın sonunda da toplamda yaklaşık 8.5 kilogram verilmesine yardımcı oluyor.
40 yaş üstü kadın ve erkeklere Fransızlardan ilham alarak siyah üzüm ve kromdan oluşan farklı bir bitkisel karışım daha ürettiklerini de belirten Dr. Göknel, bu ürünün de ayda ortalama 2 kilo vermeye yardımcı olduğunu söyledi.
Dr. Göknel, “Dünyada bitkilerle yapılmış tüm çalışmaları, bulunan molekülleri inceledik. Metabolizmayı hızlandırarak yağları parçalama prensibiyle formüle edilen yeşil çay ve kafeinden oluşan ürünün yanı sıra siyah üzüm ve kromu da bir araya getirdikleri iştahı baskılayan bir ürün daha piyasaya çıkarmaya karar verdik” diye konuştu.
Yağ kalkanını kaldırıyor
Sıkı bir diyete girildiğinde bir süre sonra vücudun kendini kilo vermeye kapattığını da ifade eden Dr. Göknel yeşil çay ve kafein ile formüle edilen ürünün işte bu noktada işe yaradığını ifade etti. Dr. Göknel, “Sağlıklı bir diyet ve egzersizle bu kilo veriş yağdan da olsa vücut kendisini bir süre sonra kısıtlamaya sokar.
Bu noktada metabolizmayı hızlandıracak bir şeyler kullanmak gerekiyor. İşte bu ürün bunu hedefliyor. Kanada, ABD, Fransa, Almanya gibi birçok ülkenin üniversitelerinde yapılan klinik araştırmalara göre bu ürün 3 aylık kullanım sonucu günde fazladan 280-390 kalori kaybına sebep oluyor” diye konuştu.
5 Soruda siyah üzüm ve krom kardeşliği
1- Nasıl kullanılıyor?
-Zayıflama tabletlerini, yoğun yediğiniz iki öğünden yarım saat önce birer kapsül olarak almalısınız.
2- Kaç kilo verilebilir?
-Test aşamasında 1 ayda 2 – 5 kilo arasında sonuçlar aldık. 2 kilodan az, 5 kilodan fazla veren olmadı. 1 ayda 5 kilo üst sınırdır ve herkeste bunu beklemek hata olur.
3- Hapı kullandığım sürece diyet yapmam gerekiyor mu?
-Kullanırken zaten iştahınızı kesiyor ve bol su içiriyor. Ürünü kullanırken doğal diyet yapmanıza yardımcı olur.
4- Yorgunluk ve açlık anlarında tansiyon düşmesi yaşayanlar bu hapı kullanırken bir problem yaşar mı?
-Açlığa dayalı bir tansiyon düşüklüğü yaşanmıyor. Doz aşımında tansiyon ile ilgili problem olabilir. Sabah 1, akşam 1 şeklinde tedbiren kullanabilirsiniz.
5- Ürünü kullanmaya başladıktan ne kadar süre sonra kilo vermeye, iştah baskılanmaya başlanıyor?
-Ürün piyasadaki bazı zayıflama ilaçları gibi ilk kutuda hizlı bir fiziksel değişikliğe ve kilo kaybına yol açmamaktadır. Çekinmeden 3-4 ay kullanılabilir. 2. veya 3. kutuda etkisini hissedip memnun kalacaksınız.