İSTONBUL NET

12 Ocak 2010

Exodex ve metabolik sendrom

Kategori: exodex — Etiketler:, , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 20:38

11 Ocak 2010

Metabolik sendrom ve grape seed proantosiyanidinleri

Kategori: exodex — Etiketler:, , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 20:04

Obezite Kardiyovaskuler hastalık ve dislipidemi

Kategori: exodex — Etiketler:, , , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 16:23

Obezite

Kategori: exodex — Etiketler: — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 16:20

11 Aralık 2009

Kalori bombaları ile sağlıksız yaşam

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun köşe yazısı

Çocuk ve gençlerin fazla kilo problemi büyümeye devam ediyor. Çocuklar, eskisine göre daha fazla şeker, yağ ve tuz tüketiyor.

Tükettikleri besinler tıka basa (yağların en zararlıları) doymuş ve trans-yağlarla dolu. Elli yıl öncesinin çocuklarına oranla çok daha fazla şeker tüketiyorlar. Bir şişe meşrubatta, bir kutu kolada neredeyse 15 küp şeker var ve bir çocuğun günlük şeker tüketimi neredeyse yarım kiloya yaklaşıyor.

1960′lı yıllarda bir şişe meşrubat, 200-220ml civarındaydı, şimdi dev boyları söz konusu olduğunda 2 litreye kadar çıkabiliyor. Televizyon reklamları, sürekli çocuk ve gençlere yemelerini, içmelerini öneriyor. Bir saatlik televizyon izleme süresinde çocuk ve gençler, ortalama 15-20 dakika besin maddesi reklamı izlemek zorunda kalıyor. Üstelik bu besinlerin çoğu, sucuk, sosis, margarin, hamburger, bisküvi, cips, gofret, şekerleme gibi sağlığa yarardan çok zarar veren sağlıksız şeyler.

SORUNUN NEDENİ ÇOK
Daha da kötüsü, bu ürünler aileler ve çocuklara “akıllarını geliştirmek”, “beyinlerini güçlendirmek”, bedenlerini desteklemek, bağışıklıklarına güç vermek, boylarını uzatmak, kemiklerini desteklemek gibi “hayır” denilmesi güç vaatlerle sunuluyor. Kısacası çocuk ve gençler sürekli olarak kalori bombardımanına ve yanlış beslenme tüyolarına maruz kalıyor. Uzmanlar, çocuk ve gençlerin çok yedikleri için değil, yanlış besinler tüketip yeteri kadar hareket etmedikleri için kilo aldıklarını, şişmanladıklarını belirtiyor.

Onlara yemeleri için önerilen besinler arasında ne portakal, elma, kiraz, erik; ne de marul, domates, fasulye veya kabak var. Dayatılan besinler katma değeri yüksek, kalorisi şişmiş, vitamin ve mineral fakiri hazır ürünler: Cipsler, browniler, kalorisi ikiye-üçe katlanmış çikolatalı bisküviler, kolalı içecekler…

HAZIR KALORİ BOMBASI
Çocuk ve gençlerin beslenmesinde ev yemeklerinin hiçbir önemi kalmadı. Sabah kahvaltılarını çoğu kez servislerde veya okullarda yapıyorlar. Öğle yemekleri okul kantinlerinin fast-food yiyecekleri ve şekerli içecekleri ya da okul idaresinin dışarıdan sağladığı sağlıksız besinlerden oluşmak zorunda. Akşam üzeri açlık krizleriyle evine dönen çocukları eskisi gibi evde bekleyen anneler, anneanneler de yok artık. Ya buzdolabından donmuş bir yiyecek çıkarıp yemek, ya da pizza veya hamburger siparişi vermek zorundalar. Yani günümüzde çocuk yemeklerinin çoğu hazır yemek restoranlarından temin ediliyor.

Sorun sadece anne babalardan da kaynaklanmıyor. Yeni hayat, çocukları ve gençleri de değiştirdi. Günümüz çocukları, gençleri, sokaklarda, parklarda koşup oynayarak değil televizyon, bilgisayar ya da DVD ile oyalanarak, chat yaparak eğleniyor. Artık onlar da yavaş yavaş bize benzemeye başladı, çoğu yerinden bile kımıldamıyor. Kısacası bir zamanlar eğlenmek için koşan çocuklar şimdi eğlenmek için oturuyor ya da uzanıyor.

HAREKETSİZ YAŞAM
Güne akıllı bir kahvaltı ile başlamayan, öğlen yemeğini doğru besinlerden oluşmuş mönülerden sağlayamayan, gün boyu gazoz, kola, bisküvi, browni veya gofret, daha kötüsü cips, dondurma atıştıran, koşup oynayacağı zamanları bilgisayar, televizyon başında oynayarak geçiren bu yeni çocuk ve gençlerin şişmanlamaları kadar doğal bir şey olamaz. Yeteri kadar sebze ve meyve tüketmeyen, şekeri, nişastayı, yağlı ve unlu gıdaları beslenme planının ana unsurları haline getiren bu yeni hayatın beklenen bir sonucudur fazla kilolu ve şişman çocuklar.

Kahvaltı yapan çocuklar kolay kolay şişmanlamaz Binlerce araştırma, düzenli kahvaltı yapan çocukların daha dikkatli olduklarını, karmaşık problemleri daha kolay çözdüklerini, daha neşeli, keyifli ve barışık olduklarını, depresyon, hiperaktivite gibi sorunlara çok seyrek yakalandıklarını, daha seyrek hastalandıkları ve okula devam oranlarını yüksek tuttuklarını, her şeyden önemlisi matematik problemlerini çözmede, sosyal zekalarını geliştirmede daha başarılı olduklarını ortaya koyuyor. Beyin, kan şekerinin neredeyse dörtte birini kullanan bir organdır. Sabah okula yeterli bir kan şekeri oranıyla başlayan vücutlar, hipoglisemik arkadaşlarına göre beyinlerine daha çok yakıt veriyor ve onların beyinleri en karmaşık problemleri bile çözmede asla zorlanmıyor.

Bu sağlıksız yaşam tarzının oluşturduğu yanlış beslenmenin sonucu yağlanan vücutta oluşabilen tansiyon, kan şekeri, obezite, zararlı kolestrol ve kalp koroner bozuklukları gibi hastalıkların görülme sıklığı 20-30 yaş arasındaki insanlarımızda %10 iken, 60-70 yaş arasındaki insanlarımızda %60-75 ‘e dayanmış durumdadır. Bu istatistik rakkamları çoğaltabilir, çeşitlendirebiliriz. Ancak bu rakamlar dahi birşeylerin iyi ve düzgün gitmediğini göstermeye yetmektedir.

Fast-food, cola, sıgara, alkol ve birçok zararlı kimyasal katkıların kullanıldığı gıdaların oluşturduğu yanlış beslenme ve insanlarımızın hareket etme azlığı sağlıksız yaşam tarzımızı tehlikeli boyutlara çıkarmış ve kalp hastalıkları, kalp krizleri, felç, kanser, tansiyon, kan şekeri, obezite ve bağışıklık sistem bozuklukları gibi hastalıkların hızla artmasına yol açmıştır.

İşin garip tarafı ise, hergeçen gün daha da belirgin hale gelen bu sağlıksız yaşam tarzını sürdebilmek için ülkemiz yılda milyarlarca dolar ödemektedir. Ülkemiz, gelişmiş Ülkelerin gıda, ilaç ve kozmetik ürünlerinin ve bunların teknolojilerinin pazarı haline gelmektedir. Böyle devam ederse, güçlükle kazandığımız dövizleri, başkalarının ürettiği ve yüksek fiyatlarla sattığı, pahallı teknoloji ürünlerine, gıda, ilaç, kozmetik ve teknoloji transferlerine ödemek zorunda kalacağız.

Kaynak: Prof.Dr.Osman Müftüoğlu

29 Ekim 2009

şişmanlık obezite kilo problemi zayıflama

Kategori: Zayıflama, diyet — Etiketler:, , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 15:41

Gunumuzde en buyuk sağlık problemlerinin başında obeziteşişmanlik gelmekte. Insanlar bu sorunlarını halledebilmek icin bir cok alternatiften yararlaniyor. Gunumuzde fazla kilosu bulunan kisi sayisi yuzde kirklara yaklasmis durumda.

Şişmanlık insanlari hem sağlık hem de psikolojik olarak etkilemekte. Kilo fazlasi ayrica goruntu olarakta bizleri mutlu etmemekte. Şişmanlık sonucunda vucudu ile küsen kisiler hem gorunuslerinden sikayetci olmakta hem de zayıflamak adina rejimlere baslayip basarisiz olduklarinda vucutlari daha fazla deforme olmakta.

Kilolu olmak sağlık olarak insani gercekten olumsuz etkilemekte. Ilk akla gelen sorunlari kalp, tansiyon, seker, kolestrol olarak siralayabiliriz. Unutmamamiz gereken sismanligin gercekten onemli ve buyuk bir tehlike oldugudur.

Iste bu yuzden zayıflama uzerine bir cok urun uretilmis ve uretilmektedir. Hepsinin ortak dusuncesi kilo verdirmek olsada her urunde ayni etkiyi bulmak kesinlikle soz konusu degildir.

12 Ekim 2009

Sigarayı bırakma ve obezite

Kategori: istonbul — Etiketler:, , , , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 21:35

Farmakognozi ve Fitoterapi Derneği üyesi Dr. Özgür Göknel, sigarayı bırakanların kilo almalarının önüne geçilmesi gerektiği uyarısında bulunarak, ”Sigarayı bırakma kampanyasında obeziteye karşı önlem alınmazsa daha büyük bir ekonomik yük ortaya çıkabilir” dedi.

Göknel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Amerika ve Çin’de yapılan araştırmaların, sigara kullanımı azaldıkça yeterli önlem alınmadığı takdirde obezitenin gittikçe arttığını ortaya koyduğunu belirtti.

Bunun sonucunda da ekonomide beklenen sağlık giderinin azalmasının sağlanamadığını ifade eden Göknel, ”Çünkü obezite ve obeziteye bağlı hastalıkların ekonomiye getirdiği yükün, sigaranın getirdiklerinden çok daha ağır olmaya başlayacağı görüldü. Bunun için Türkiye’de sigarayı bırakma kampanyası ile birlikte obezite için de önlem alınmalı” dedi.

Göknel, ”Sigara kullanımında azalma, kilo alımı ile birlikte obezite ve obeziteyle ilişkili hastalıklara yakalanma riskini artırmaktadır. Bu da sigara kullanımının azalmasıyla ortaya çıkması beklenen sağlık ekonomisindeki yükün hafiflemesinin önüne geçebilir. Bu sebeple sigarayı bırakanların kilo almalarının önüne geçilmeli ve toplum kilo alımına karşı daimi olarak uyarılmalıdır” diye konuştu.

-ABD VE ÇİN’DEKİ KAMPANYALAR-

Göknel, yol açtığı sağlık problemleri nedeniyle ”şişmanlık” ve ”obezitenin” çağın en önemli hastalığı olarak adlandırılmasına yol açtığını belirtti.

ABD’de son 25 yıl içinde obezitenin yüzde 100 arttığını, sigaranın yol açtığı hastalıkların maliyetinin, obezitenin yol açtığı hastalıkların maliyetinin gerisinde kaldığını anlatan Göknel, ”Yani gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sigara kullanımının azaltılması obezitenin artmasına yol açmakta, bu da obezite ve obezite kaynaklı hastalıklara yüksek harcama yapılması sonucunu doğurmaktadır” dedi.

Göknel, ABD’de 1964 yılında sigaranın yol açtığı zararların tanımlanmasından sonra sigaranın bıraktırılması amaçlı vergi artışlarının, sigara kullanımının azalmasını sağlayabildiğini dile getirdi.

Sigara kullanımı ile obezitenin ters ilişkide olduğunun saptandığını belirten Göknel, şunları kaydetti:

”Amerikan toplumu, kilo verme programlarına yılda yaklaşık 30 milyar dolar harcamaktadır. Bu veriler obezitenin ekonomik yönünün ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Günümüzde pek çok ekonomist, obeziteye yol açan faktörleri çok yakından takip etmekte ve araştırmaktadır.”

Göknel, sigara kullanımının azalması ile kilo artışındaki paralelliğin dünyanın en büyük sigara üreticisi ve tüketicisi Çin’de de geçerli olduğunu belirtti.

Türkiye gibi Çin’de de tütün karşıtı kampanyaların büyük bir hızla devam ettiğini kaydeden Göknel, bununla birlikte Çin’de yetişkinlerde obezite ve aşırı kilo alımının gün geçtikçe arttığını kaydetti.

Göknel, Çin’de, hem obezitenin, hem de saç dökülmesi gibi kozmetik sorunların ortaya çıkışında, sigara kullanım alışkanlıklarının çok önemli yer tuttuğunu anlattı.

-”TOPLUM SİGARA VE KİLO KONUSUNDA BİLİNÇLENDİRİLMELİ”-

Tütün karşıtı kampanyaların toplumsal sağlığın korunmasında çok önemli olduğunu vurgulayan Göknel, şunları söyledi:

”Bununla birlikte sigara kullanımının azalmasıyla ortaya çıkacak obezite riski ve obezite ya da kilo alımı ile artan hastalık risklerinin maliyeti, sigaranın yol açtığı hastalık maliyetlerine ulaşabilir hatta geçebilir.

Bu sebeple sigarayı bırakma sürecinde toplumun kilo alımına karşı bilinçlendirilmesi, yan etkisi olmayan, Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış doğal zayıflama ilaçlarının kullanımı, kilo alımının önüne geçerek obezite kaynaklı hastalık maliyetlerini düşürecektir.”

18 Ağustos 2009

Hatalı yapılan diyet kilo aldırıyor

“Ne yaptıysam olmadı. Yağı kestim, spor yaptım, protein takviyesi aldım ama bana mı­sın demedi” diyenler! Tam size göre haber. Yan­lış yapıyor olmayasanız?
Amerikalıların yaklaşık yüzde 55′i bugün aşı­rı kilo ya da obeziteden şikayet ediyor. Bir başka ürkütücü gerçek ise çocuklarda obezitenin geç­miş yıllara oranla çok daha fazla görüldüğü.

“İnsanlar neden kilo vermekte bu kadar zorla­nıyorlar?” sorusunun cevabını araştıran uzman­lar, bakın diyetle ilgili doğru bildiğimiz yanlışlar hakkında neler buldu:

Diyetinizden yağı çıkarmanız zayıflatır hatası

Yanlış: Tabii ki, tahıl meyve, sebze gibi yağ
açısından düşük gıdaları yediğinizde kilo verme­niz kolaylaşır fakat yağ açısından ekmek gibi dü­şük karbonhidratlı gıdaları bol tükettiğinizde, sa­dece yağı kesmeniz kilo vermenizi kolaylaştır-maz. Yağsız bile olsa hamur işleri, ekmek gibi karbonhidratlı gıdalar kilo almanıza neden olur.

Haftada üç kez yarım saat egzersiz kilo verdirir yanlışı

Yanlış: Sadece spor yaparak kilo vermeniz mümkün değildir. Örneğin haftada 4 gün 30 da­kika yürürseniz, toplam 600 kalori yakmış olur­sunuz. Bu da tartıda çeyrek kiloya denk gelir ve zaten siz günlük kalori alımınızda bundan faz­lasını alıyor ve açığı kapatıyorsunuz. Ancak, sporla beraber yapılan diyet kilo vermenize kat­kıda bulunur.

Ekstra protein kas gelişiminize katkı sağlar hatası

Yanlış: Protein, kasların yapılanmasında ve gelişmesinde kan hücrelerinin yapılanmasında, hormon ve enzimlerin düzenlenmesinde ve bağı­şıklık sisteminin güçlenmesinde çok önemli rol oynar. Fakat aşırı protein vücutta yağ olarak depolanır. Kasları güçlendirmenin en iyi yolu, kas gelişimine yönelik spor yapmaktır.

Vitamin desteği kilo vermek için gereklidir yanlışı

Yanlış: Lif ve antioksidan özelliği bakımından zengin olan sebze ve meyveler, vitamin açısın­dan daha zengindirler. Günde 1500 kalorinin al­tında yemek yiyorsanız mutlaka vitamin ve mi­neral desteği almanız gerekir.

17 Ağustos 2009

Şişmanlık obezite kilo problemi kimlerde daha çok görülür

Kategori: şişmanlık (obezite) — Etiketler:, , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 13:49

Endüstrileşmiş, gelişmiş ülkelerde daha sıktır.
Şehirlerde köylere göre daha sıktır.
Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür.
Kısa ve orta boylularda daha sık görülür.
Yaş arttıkça şişmanlık artar.

Şişmanlık obezite nin insanlarda görülme oranı

Kategori: şişmanlık (obezite) — Etiketler:, , , , , — İstonbul net & Sağlıklı Yaşam @ 12:51

Dünya Sağlık Örgütü 1997 yılında şişmanlığın küresel bir epidemi halini aldığını ve mutlaka tedavi edilmesi gereken kronik bir hastalık olduğunu ilan etmiştir. Sıklılığı da giderek artmaktadır.
Şişmanlık ateroskleroz veya damar sertliği, hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalığı , kan yağlarında yükseklik ve birçok yandaş hastalığın ortaya çıkmasına neden olması nedeniyle büyük önem arz eder. Kilo vermekle bu hastalıkların azalması veya düzelmesi sağlandığı için şişmanlık mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.
Şişmanlık oranı İngiltere’de son 10 yılda %8 ‘den %17’ye; A.B.D’de %33’e çıkmıştır

Eski Yazılar »

WordPress'in desteğiyle.