Posts Tagged ‘obezite’
Günümüzde kilo alımı ve kilo alımı ile seyreden kalp ve damar hastalıkları, inme, akciğer damar tıkanıklıkları, bacak ve böbrek damarlarının hasarlarına bağlı organ hasarları ve belki bunlardan çok daha önce bahsedilmesi gereken metabolik sendrom, şeker hastalığı ve artmış kanser riski modern çağ insanının en büyük sağlık kabusu haline gelmiştir.
Çocuklarda metabolik sendrom artıyor
Çocukluk dönemi, organların gelişimlerini hızla tamamladığı, erişkin hayatta bireyin sağlıklı olup olamayacağını belirleyen en önemli yaşam devresidir. Özellikle anne ve babalar, kimi zaman da büyükanne, büyükbabalar çocukların sağlıklı olmalarını iştahları ve kiloları ile bir tutarlar. Bir çocuk kırmızı yanaklı, toplu ise o çocuk sağlıklıdır diye bir düşünceye sahiptirler. Pek çok anne-baba çocuk doktorlarına gittiklerinde evlatlarının iştahsız olduğundan dert yanar. “ Bu çocuk bir şey yemiyor” , “ Yemek yedirirken çok zorlanıyorum” , “ Bu çocuğa yemek yedirmek bir eziyet” , “ Bu çocuk yemeği burnumdan getiriyor” ……………..
Evet pek çok annenin, çocuklarının beslenmesindeki düşünceleri, duygu ve söylemleri bu şekildedir. Ama günümüzde gittikçe artan obezite ( aşırı kilolu olma hali ) oranları, aslında toplumumuzun geleceğini oluşturan çocukları çok farklı sorunların beklediğini gösteriyor.
Peki öyleyse ne yapacağız ?
Yapılacaklar ;
1) Kaliteli beslenme,
2) Yeterli ancak fazla olmayan beslenme,
3) Gerektiğinde çocuklar için özel olarak üretilmiş ve her çocuğun farklı ihtiyaçlarına göre formüle edilmiş bireysel gıda takviyeleri, diğer adıyla nutrigenomikler,
4) Yeterli fizik aktivite.
Kaliteli beslenme : Her çocuk mutlaka vitamin D, kalsiyum, omega 3 serisi yağ asitleri, yeterli vitamin ve mineralin yanı sıra sağlığın temel koruyucusu olan sebze ve meyveleri mutlak koşulda almalıdır.
Peki nasıl ? Pek çok çocuk sebze ve önemli bir kısmı da meyve yemeyi reddeder. Hele ki günümüzde abur cubur olarak tanımlanan cipsler, tatlılar, suni meyve suları varken. Çocukları abur cuburdan uzak tutmak, yapay meyve suları yerine gerçek meyve suları ( taze sıkma ya da gerçek meyve suyu konsantresi ile hazırlanmış ) veya bizim geleneksel içeceğimiz olan ayran vermek çocuğun pek çok ihtiyacını karşılayacaktır. Yeterli yoğurt ve ayran içiriliyorsa ya da peynir yedirilebiliyorsa günlük kalsiyumunu önemli ölçüde karşılayabilir. Ancak dışarıdan kalsiyum içeren kemik koruyucu çocuk takviyelerini de kullanmanız gerekebilir. Ama mutlaka D vitamini dışarıdan alınmalıdır. D vitamini, çocuklar için en önemli vitaminlerden biri, belki de en önemlisidir. “ Benim çocuğum güneş görüyor, D vitaminine ihtiyacı yok” demeyin. Çünkü öncelikle yaz aylarında, çocuklar korunmasız bir şekilde hiçbir zaman doğrudan güneşe maruz bırakılmamalıdır.
Unutulmamalıdır ki, çocukluk döneminde ultraviyoleye maruz kalma, ileriki hayatta cilt kanserlerinin en büyük nedenidir. En iyi güneş koruyucularının da çocuklar için geliştirilmiş ve içinde antioksidan doğal bileşikler olan güneş kremleri olduğunu biliyoruz. Ancak pek bilinmeyen çok önemli bir konu da, güneş kremlerinin ciltte D vitamini yapımını en az % 90 oranında azaltmasıdır. Bu da çocukları kimi zaman yaz döneminde bile D vitamini azlığı içine sokar. Tüm bu sonuçlara göre, D vitaminini her çocuk ihtiyacına özgü miktarlarda dışarıdan takviye ile almalıdır. İngiltere’ de yeni satılmaya başlayan ve her çocuğun farklı ihtiyaçlarına göre geliştirilmiş, farklı dozlarla başta vitamin D olmak üzere tüm vitamin ve mineralleri içeren, bunun da ötesinde sebze ve meyvelerde bulunan sağlıklı olmak ve sağlıklı bir yaşam sürmek için mutlak gerekli bitkisel biyofaktörleri de bulunduran Nutrigen adlı çocuk gelişim şurupları, artık ülkemizde de eczanelerde bulunmakta.
Çevre kirliliği balıkları da kirletiyor
Bir diğer önemli besin maddesi, balık yağı olarak da bilinen omega 3 serbest yağ asitleridir. Bunlar, yağlı balıklarda bol miktarda bulunur. Ancak tüm dünyada, en çok tartışılan konuların başında, balık yiyerek omega 3 alımı gelmektedir. Bunun en önemli nedeni, gittikçe artan deniz kirliliğinin balıklarda birikmesi ve bu balıkların yenmesi ile çocuğa geçen çevre kirliliği maddeleri nedeniyle omega 3’ ün faydalı etkilerinin ortadan kaybolması, hatta çocuklarda ve özellikle de anne rahmindeki bebeklerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmesidir. Erişkinler, bu çevresel toksinlere çocuklardan çok daha dirençlidirler. Bu nedenle, özellikle ilk birkaç yaşta balık yağı içeren çocuk gelişim şurupları omega 3 kaynağı olarak çocuklara verilmelidir.
Sebze ve meyvelerdeki vitamin-mineral oranları azalmakta !
Çocukların, sağlıklı beslenme adına obez olmalarına yol açılmaktadır. ABD’ de yapılan araştırmalar, gıdalardaki vitamin ve mineral oranlarının son 40 – 50 yıl içinde % 40’ lara varan ölçüde azaldığını göstermektedir. Ülkemizde de gıdalarda aynı değişimin olduğu düşünülebilir. Çocuklar, yeterli vitamin, mineral ve bitkisel biyofaktörleri alayım derken çok daha fazla gıda tüketmekte ve sonuçta zayıf olmalarına kıyasla çok daha fazla sağlık sorunları ile karşılaşacakları kilo alımı, metabolik sendrom ve obeziteyle tanışmaktadırlar. Tüm bu sonuçlar, çocukların yeterli, dengeli beslenme adına aşırı yedirilmemesi gerektiğini, eksik alındığı düşünülen gıdaların, çocuklara özel şekilde hazırlanmış çocuk gelişim şurupları ile karşılanması gerektiğini göstermektedir.
Unutulmamalıdır ki, dünya şişmanlıyor, ülkemiz şişmanlıyor, şişmanlık günümüzün en büyük sağlık sorunu haline gelmeye başlıyor. Çocuklar için bugünden önleminizi alın !
Gelecek sayıda ; Çocuklarda obezite nasıl önlenir ? Obez çocuk nasıl beslenir ?









